Bir Fırsat Transferi; Franco Zuculini

Bir Fırsat Transferi; Franco Zuculini

Tarih: 2010-07-14 | 194 Kez Okunmuş.

  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • E-Mail

Diego, doğası gereği daha ofansif oynamak ister muhakkak. Lakin ofansif taktikler onun zamanından beri çok fazla değişim gösterdi. Ortada muhakkak bir ön liberon olacak. Ön liberon olacak ki, önden gelen boşlukları dolduracak, ön liberon olacak ki arkadan çıkanların boşluklarını dolduracak. Ön liberon olacak ki, orta sahana, üçüncü bölgene yüzü kaleye dönük top aldıracak. Bir de ön liberonu tamamlayan oyuncular olacak. Savunma ile hücum arasında boşluğu dolduracak, hatlar arası mesafeyi daraltacak. Aklı ile ayaklarına hükmedecek, beyni ile takıma hükmedecek. Nerede ihtiyaç varsa orada olacak. İş, Mascherano’yu göbeğe koyup, gerisini doldur gitsinle başlarsa, Midyat’ta dört tane yersin, evdeki kalan ancak ismin olur. O isminin üstüne de ikinci kez muhakkak çizik atarlar.

Arjantin’in elinde Lionel Messi, Sergio Agüero, Gonzalo Higuain, Carlos Tevez gibi isimler varsa, senin işin arkasını iyi süslemektir. Bu dört isimle beraber geriden gelen (Eduardo Salvio-Atletico, Mauro Boselli – Wigan, Lavezzi-Napoli, Di Maria – Real Madrid, Piatti – Almeria, Acosta-Sevilla, Zarate – Lazio vs. ), 2014 Dünya Kupasında, Maradona’nın ya da dayanamazsa yerine gelecek teknik direktörün elinde ofans hattı için çok fazla seçenek olacaktır. Ancak bu ofans hattında oynayacak olanların performanslarını bu dünya kupasında gördüğümüz gibi direkt etkileyecek orta saha oyuncularını şimdiden o kupaya hazırlamak zorundalar. İspanya’nın uzun zaman süren yapılanması ve sonrasında gelen iki şampiyonluk gibi değerli bir örnek varken özellikle de.

Heinze ve Otamendi gibi stoper kökenli, ağır, o atak ve seri futbola ayak uyduramayacak bekleri değiştirmekle başlayabilir, orta sahada da Mascherano’nun yanına bir ya da iki uygun oyuncu oturtmakla devam edebilir Maradona. Yani Veron’unu, Diego Simeone’sini aramalı Tangocular. Arjantin gibi bir futbol ülkesiyseniz, ofans hattındaki seçenekleriniz kadar elbette diğer mevkilerde de bol seçenekleriniz olacaktır. Palermo’da oynayan Javier Pastore olsun, Valencia’lı Ever Banega olsun, Real Madrid’li Gago olsun, çiçeği burnunda Benfica’lı Gaitan olsun dört sene sonraki turnuvada eldeki seçeneklerden bazıları şimdilik. Ancak konumuz bu oyuncular değil. Konumuz, yaşı, kalitesi, yeteneği ile o kadroda yer alabilecek nitelikte, tam olarak aradığımız mevkiye uygun, yaşıyla, fiyatıyla da kar ettirebilecek bir oyuncu. Franco ZUCULINI.

Her oyuncunun kendine has yetenekleri vardır ve her oyuncu, muhakkak kendi neslinden çok önceleri aynı pozisyonda oynamış oyuncularla kıyaslanır. Futbolun tadı artık bunlar. Ancak ülkenizde bir kulüpte 17 yaşında profesyonel oluyor, formayı sırtınıza geçirip, lig, kupa ve hazırlık maçlarıyla beraber elliye yakın maça çıkıyorsanız, bir sezonda Arjantin’in efsanevi oyuncularından Diego Simeone’ye benzetiliyor, ince eleyip sık dokuyan Almanların birden ilgi odağı oluyor, dahası  Ralf Rangnick gibi bir futbol dehasının dikkatini çekiyorsanız burada gerçekten dikkat çekilmesi gereken şeyler olmalı.

Bu aşamaların hepsini bir çırpıda geçti Zuculini. 1990 doğumlu genç yetenek, ülkesinde Racing Club’ta parladıktan sonra bir anda büyük kulüplerin gözdesi haline geldi. Özellikle de şimdiki Milli takım hocası Maradona’nın, 2014’deki turnuvada yıldızlarından biri olabileceğine dair övgüsünü aldıktan sonra İngiliz tabloidleri tarafından isminin yanına hep Avrupa’nın önde gelen kulüpleri yazıldı doğal olarak. Zuculini, Racing’de en azından iki sezon daha geçirmek istiyordu lakin kulübü de finansal açıdan darda olduğundan elindeki fırsatı bir an önce kullanmak niyetindeydi. Düdüğü çalan, o günlerde yaptığı transferlerle dikkati çeken TSG Hoffenheim oldu. Racing onu 8 Milyon Avro gibi bir bedelle bırakma niyetindeyken, daha azına 4.6 Milyon Avro ve bir sonraki satıştan pay almaya razı oldu.

Almanların dikkatini hemen çekmişti, lakin Racing’deki gibi Almanya’da da geldiği gibi forma şansı bulması zordu. Nitekim fiziksel anlamda eksiklikleri vardı, o eksiklikleri gidermek için de en doğru yerlerden birindeydi belki de. Bundesliga’da Vorsah, Salihovic, Gustavo, Weis gibi oyuncuların arkasında kaldı. Almanya’da konuşulan, Rangnick’in ona bir sezon boyunca fizik kondisyon yüklemesi yapmak istediğiydi. Zaten geldiği anla lig sonuna doğru olan pozisyonuna da bakınca bu yüklemenin meyvelerini verdiği anlaşılabiliyordu.

Peki Almanlar hem büyük kulüplerin elinden kapmış, hem de bir sene boyunca yatırım yapmışken şimdi niye Zuculini’nin ismini buraya bir öneri olarak koyuyoruz? Çünkü, Zuculini takım yönetimine ayrılmayı istediğini söyledi. Bunun nedenleri arasında Hoffenheim’in o eski havasını kaybetmiş olması ve Zuculini’nin bu takımın büyük hedefler peşinde koşamayacağını düşünüyor olması da olabilir. Hoffenheim, Zuculini’yi aldığı fiyata satma kararı aldı. Yalnızca 4.6 Milyon Avro. Devreye ilk giren Napoli oldu. Hatta bazı haber kaynaklarına göre transfer bitmiş bile. Bazıları Napoli’nin 5 Milyon Avro ödeyeceğini, bazıları ise opsiyonlu kiralayacağını yazıyor. Ancak durum pek öyle değil. Pasaport problemi yüzünden Napoli’nin bu konuda işi zor. Ayrıca geçtiğimiz sezonun devre arasından beri tek hedefleri Gökhan İnler’i kadroya katabilmek ve bunun için her türlü imkanı zorluyorlar.

Arjantin futbolunun önümüzdeki on yıl içerisinde en büyük yıldızlarından biri olabilecek kapasitede ve yetenekte bir oyuncu Zuculini. 19 yaşına rağmen Milli Takım havasını solumayı başardı. Sert ve tempolu oyunu, oyun görüşü ve soğukkanlılığı ile tam bir orta saha oyuncusu. En azından bu kadar bonservis bedelini gözünüz kapalı verebileceğiniz bir isim. Takım ihtiyaçlarını ve aranılan oyuncu tiplerini göz önüne aldığımızda şu aşamada mükemmel bir seçim olabilir. Elbette elimizi çabuk tutarsak.

Saygılarımızla

ScoutGS.com

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.