Bursaspor Mağlubiyeti
Tarih: 2010-08-24 | 50 Kez Okunmuş.
Galatasaray, Bursaspor maçında 80 dakika dominant bir oyun oynadı. Ama üretim yapamadı? Bunu neye bağlıyorsunuz?
Sahada üretim yapacak oyuncu sayısı azdı. Sağbek Ali ve solbek Balta zaten bindirme yapan oyuncular değiller. Servet’in hali meydanda. Kalli döneminde formuyla tribünlerin sevgilisi olan oyuncu nedense Rijkaard döneminde dökülüyor. Defansta iyi top yapan bir tek Neill var. Orta sahayı da Mustafa–Ayhan–Barış üçlüsüne emanet ettiğiniz zaman hücum yapacak sadece 3 oyuncu kalıyor geriye. Kewell, Arda ve Baros. Arda sağ forvet de kötü bir performans sergiledi. Baros’da iyi gününde değildi. Geriye bir tek Kewell kaldı. Ayrıca Bursa’nın hava üstünlüğü olan stoperleri ve kalecisine karşı 40 tane orta yaparsanız zaten üretken olamazsınız.
Ligin henüz ikinci haftasında sahadaki ilk on bire ve yedek kulübesine baktığımız zaman çok kısır bir takım görüyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz? (Bunu da Rijkaard’a bağlamayacağınızı umuyorum.)
Bursa maçındaki yedek oyuncularımız Aykut, Gökhan, Elano, Cana, Serkan, Emre ve Musa. Elano Brezilya milli takımının banko oyuncusu, Cana hepimizin yıllardır Galatasaray’da görmek istediği bir isim, Gökhan milli takımın stoperi, Emre geçen sezon başındaki hazırlık kampının flaş ismi, Serkan sağ bek mevkinde bence Sabri yokken ilk düşünülmesi gereken oyuncu. Sakatlıkları sebebiyle kadroda olmayan Sabri, Pino, Serdar, Çağlar, Mehmet Batdal gibi oyuncuları saymasak dahi yedekler arasındaki bu oyuncular daha iyi kullanılabilirler. Genel görüşün aksine kadromuzun çok da kısır olduğunu düşünmüyorum.
Yorumlarınızda “7 tane defansif oyuncu ile çıktı” diyorsunuz. Siz Bursa maçına hangi kadro ile çıkardınız? Kaç tane defans oyuncusu kullanırdınız?
7 tane değil, 8 tane defansif oyuncuyla başladık maça. Ben olsam Barış’ı oynatmaz, onun yerine Emre Çolak’ı forvet arkası, Arda’yı sol forvet, Kewell’ı ise sağ forvet, Serkan’ı sağ bek oynatırdım. İkinci devre duruma göre Emre–Elano değişikliği yapılabilirdi. Böylece hiç olmazsa 4 tane hücuma dönük oyuncu sahada olurdu. Koskoca ceza sahasını Baros’a bırakıp sağdan soldan bu oyuncuya orta yağdırmak iş değil.
Rijkaard’ın Bursa maçındaki hatası ne oldu?
Maçın genelinde iyi oynadık diyebiliriz ama 2-0 gibi bir skorla kaybettik.
Fazla defansif ve üretkenlikten uzak bir on birle başladığımız için çok koşmamız bir işe yaramadı. Ayrıca birazcık futbol şansı da lazım. Bursa orta sahayı ilk geçişinde golü buldu. Duran topları da çok kötü değerlendirdik. 18 tane korner atıyorsun ve bir tanesi bile tehlike yaratmıyor. Olacak iş değil. Uzun oyunculardan kurulu Bursa defansı ve hava toplarında etkili kaleciye karşı sürekli olarak sağlı sollu orta yapmamız da sonuca ulaşmamızı engelledi. Forvet arkası pozisyonunda kimse oynamadığı için doğru dürüst verkaç yapmadan maçı tamamladık. Yeterince şut da atmadık. Elano girdiğinde zaten takım oyundan düşmüştü, değişiklik çok geç kalmıştı. Zaten Rijkaard ikinci bir değişikliği bile lüzumsuz gördü.
Sizce kolay gol yememizin sebebi defansif zaaflarımız mıdır? Yoksa kalecilerimizin formsuzluğu mudur?
Kolay gol yememizin çeşitli sebepleri var. Birincisi takımın defansif zaafları. Balta, Ali Turan ve Servet formsuzlar. İkincisi ise kalecilerimizin ligin en kötü kalecileri olması. Bizim kadronun bir tek kaleci konusunda güdük kaldığını kabul ediyorum. Üçüncü sebepse orta sahamızın sürekli olarak top kaybı yapması. Topu ayağınızda fazla tutamazsanız doğal olarak rakibe daha fazla atak yapma imkanı sunarsınız. Hepsi birleşince ortalama 2 gol yiyen bir takım olduk. Bir şekilde maçı rakip yarı sahada oynamamız gerekiyor. Kendi sahamızda rölanti futbol anlayışıyla oynayınca illa ki bir kişisel hata ile golü yiyoruz.
1980 sonrası size göre Galatasaray’ın en kötü teknik direktörlerini sıralayabilir misiniz?
Bence ilk sırayı Frank Rijkaard alır. Saftig ve Held diye devam edebilirim.
Papaz Erhan’ın jübilesine gitmiş biri olarak şu anki Galatasaray orta sahasını 1980 yılından itibaren en kalas Galatasaray orta sahası olarak nitelendirmem, benim light taraftarlığa geçişimin bir simgesi mi, yoksa gerçekten en kalas orta saha bu mu?
Orta sahamızda Türk milli takımının yıldızı Arda ve Brezilya milli takımının bankosu Elano varken bu orta sahaya kalas demek olmaz. Ancak 4-3-3 sistemi gereği Arda’yı forvet Elano’yu defansif orta saha oynatınca ikisinden de yeterince faydalanamamış oluyoruz. Kalas orta saha görüntüsü tamamen hocanın seçimleriyle ilgili.
Elinde Metin Oktay’ın 10 numarası ve kaptanlık bandını takan Arda Turan, milyonların gözünde Hagi’den sonra gelen en karakterli lider Kewell, yılların tecrübesi tüm defans hattını tek başına idare eden Neill gibi 3 kaptan nitelikli oyuncu olan ve de gittiği her takımda kısa sürede kaptanlığa yükselen Lorik Cana gibi doğuştan lider bir adam bulunan Rijkaard’ın ” Elimde lider oyuncu yoktu” demesine yorumun nedir Burhan Abi ?
Arda’nın lider oyuncu olduğuna inanmıyorum. O sadece iyi bir oyuncu, lider olamaz. Ama Kewell, Neill ve Cana gerçekten lider oyuncular. Onlar gerçek birer profesyonel ve takımları için verebilecekleri her şeyi verirler. Rijkaard hala “Elimde lider oyuncu yok” diyorsa onu Allah’a havale ediyorum. Ne yapalım yani, Fidel Castro’yu mu getirelim lider olarak?
Hiç Rijkaard ve Neeskens’in röportajlarını okuma fırsatı buldunuz mu? Barcelona’nın bugünkü teknik anlayışını kendilerinin oluşturduğunu anlamak mümkün bu röportajlardan. Sizce bu anlayışı takıma yerleştirememelerinin sebebi ne olabilir?
Barca’nın bugünkü teknik anlayışı Johan Cruyff’un eseridir. Diğer teknik direktörler sadece yerleşmiş anlayışı devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu sistemin Galatasaray’da uygulanamamasının en büyük nedeni oyuncu yapısının bu sistemi oynamaya uygun olmamasıdır. Ayrıca bu sistem sadece oyuncu transfer ederek oynanacak bir sistem değildir. Altyapıda da öğretilmesi ve tüm altyapı takımlarının aynı sistemle oynaması gerekir. Barca’nın bir altyapı takımı olduğunu unutmayalım. Bu eğitime bugün başlasak ancak 5-6 yıl sonra altyapıdan sisteme uygun oyuncular çıkmaya başlar. Ayrıca iki yönlü orta saha oyuncuları ve kanat forvet oynayabilecek oyuncular çok pahalıdır. Bu tarz oyuncuların transferi ciddi bütçe gerektirir. Dolayısıyla sistemin kısa vadede başarıya ulaşma şansı sıfıra yakındır.
Galatasaray’daki son birkaç senede yaşanılan sorunların sadece teknik direktörlerin maçlardaki taktik anlayışına dayandığına iddia etmek konuya çok dar bir açıdan bakmak anlamına gelmiyor mu?
Tabi ki sadece bu değil. Ama bu da önemli bir ayrıntı. Teknik direktörlerin dahi olmalarına gerek yok. Birazcık insan psikolojisinden anlamaları ve ellerindeki kadroyu iyi kullanmaları çok önemli. Hiçbir teknik direktörün “Benim oyun anlayışım budur, ben bunu bilir bunu oynarım” deme hakkına sahip olmadığını düşünüyorum. Bütün takımların kadroları aynı seviyede mi yani. Böyle saçmalık olmaz. Barca Eto’o artı 40 milyon euro verip İbrahimovic’i, 40 milyon euro vererek David Villa’yı transfer edebiliyor. Oysa bizim transfer bütçemiz taş patlasa 20 milyon euro olur. Nasıl olacak da Barca’nın sistemini oynayacağız peki? Gerets’in Uğur, Ferhat ve Arda’ya neler yaptığını biliyoruz. Aylar boyu oynatmadığı bu oyuncuları Kadıköy’de sahaya çıkardı, bitirdi çocukları, sonra bunların yüzüne bakmadı bir daha. Arda’yı ikinci kez kiralık gönderiyordu, Polat engelledi. Hagi’nin eline Hakan Yakın’ı verdik, 2 maç bile oynatmadı, Ümit Karan’ı kiralık gönderdi, sonra oynatacak santrafor bulamadı. Skibbe üçlü savunma oynatmaya kalktı, Kalli ikinci gelişinde zaten kendinde değildi. Neticede bütün sorunlar teknik direktörlerden kaynaklanmıyor tabi ki. Ama ellerindeki kadroyu adil ve dengeli bir şekilde kullanmayı başarsalar zaten sorunlar büyük ölçüde azalacaktır. Futbol bu kadar da zor bir oyun değil. İlla bir şeyleri ispatlamak için ilginç denemeler yapmak zorunda değil ki hocalar.
Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
