Eskişehirspor Maçı Sonrası

Eskişehirspor Maçı Sonrası

Tarih: 2010-08-30 | 62 Kez Okunmuş.

  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • E-Mail

Takımımızın Eskişehir karşısında oynadığı futbolu beğendiniz mi?

Ben takımı beğenmedim. Maç öncesi maçı kazanacağımıza inanıyordum zaten. Eskişehir’in fazla büyütüldüğünü düşünüyordum. Ama daha iyi bir futbol bekliyordum takımdan. Rijkaard sahaya yine 8 defansif oyunculu bir kadro sürdü. İleride sadece Baros, Arda ve Elano vardı. Müthiş orta saha üçlümüz her zamanki gibi çok geride kaldığı için savunma ve hücum arasında 70 metrelik fark oluştu yine. Zaman zaman Elano ve Arda top almaya orta sahaya kadar gelince rakip yarı sahada birtek Baros kaldı. Bu durum Galatasaray’a yakışmıyor. Barış’ı beğenenler var mesela. Ne yaptı Barış sağa sola koşuşturmaktan başka? Pres yapıp top kapmış. 2 metre yanındaki Baros’a pas veremedikten sonra yaptığı presin de, koşmasının da bir manası olmuyor. Elano’nunda yanlış pozisyonda oynatıldığını düşünüyorum. Elano ileri üçlüde oynayacak bir oyuncu değil. Ben olsam onu hücuma dönük orta saha oynatırım sadece. Aydın Karpaty maçındaki oyunu ile bu maçta ilk onbir oynamayı hak etmişti. Yine iyi bir mücadele ortaya koydu. Rijkaard’ın orta sahayı 3 tane defansif adamdan kurma düşüncesini terk etmesi gerekiyor artık. Doğru dürüst pozisyona giremeyen kısır bir takım olduk çıktık.

Takımda bir barış havası vardı. Hırs ve istek vardı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Ben açıkçası çok farklı bir hava sezmedim. Bursa maçında bence takım çok daha hırslı ve istekliydi. Ama şansımız yoktu o maçta. Dün ise şansımız fazlasıyla yanımızdaydı. Birinci gol resmen kaleci ikramı. İkinci golü  Volkan rahatlıkla çıkartabilirdi. Üçüncü gol ise Arda ve Baros’un hem becerilerini hem de beceriksizliklerini buluşturan ilginç bir goldü. Arda golden sonra taraftarlara gidip “herşey sizin için” demiş güya. Bu maçta da puan kaybı olsaydı acaba taraftarlar ne yapacaktı? Bu maçın en önemli tarafı 2 haftalık ara öncesini kayıpsız kapatmamız sayesinde sakatlığı geçen oyuncular ve yeni transferlerin (son gün birşeyler olur herhalde) katılımıyla daha alternatifli bir kadro oluşumu ve geleceğe umutla bakma şansını elde etmemizdir.

Neill ve Ufuk arasında 2 haftadır ciddi bir tartışma yaşandığını görüyoruz. Neill Ufuk’u ciddi biçimde azarlıyor.

Neill bu maçta genel olarak sinirliydi.. Hakeme de çok itiraz etti.. Ufuk’la arasında özel bir problem olduğunu sanmıyorum.

Gol sevinçleri sadece tribünle paylaşıldı? Burada Rijkaard’a gönderme mi vardı ?

Bu saatden sonra oyuncular Rijkaard’la bırakın gol sevincini paylaşmayı, başka hiçbirşeyi de paylaşmazlar. Rijkaard oyuncularına “Bu adamlar kalitesiz” dedi resmen. Bundan ötesi yok artık.

Rijkaard geldiği günden beri ilk kez GSStore ürünleri dışında bir ürün giydi.Acaba sadece rastlantı mı ?

Unutmuştur, çok dağılmış gözüküyor zaten. Özel bir mesaj verdiğini sanmıyorum.

Lorik Cana bu maçta da ilk 11′de değildi. Oyuna girdikten sonra önce ikinci gol öncesi atağı hazırladı, sonra üçüncü golde pay sahibi oldu. Rijkaard’ın Cana tercihini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Rijkaard’ın Cana’ya tepkili olduğu ortada. Bunun sebebi kendisinin istemediği bir oyuncu olması olabilir. Ama Cana gerek liderlik özellikleri gerekse yetenekleri ile ilk onbirde oynamayı hak eden bir oyuncu. Sadece maç eksiği var, bu da oynayarak düzelir ancak. Cana’nın önce formayı, gelecek sezon ise kaptanlığı kapacağına inanıyorum.

Adnan Sezgin’in görevden ayrılma olasılığı nedir? Sezgin’in yerine başka birisi geçse önerileriniz neler olur?

Adnan Polat başkan olduğu sürece Sezgin görevinin başında kalacaktır. Bitirilemeyen transferlerde Sezgin’in hatası olduğunu düşünmüyorum. Polat’dan aldığı talimatlara göre pazarlıkları yürütüyor sadece. Sezgin’in yerine benim adayım Fatih Terim’dir. Bu pozisyonun maaşlı eleman gibi değil, daha yetkili olması, futbolun gerçek patronu gibi hareket etmesi gerekiyor bence. Başkanımız Galatasaray kulübünün başkanı gibi hareket etmeli, futbol şubesi sorumlusu gibi değil.

Çeşitli sitelerde yapılan anketlere bakarsak, taraftar teknik heyeti yönetim ve futbolculardan daha az suçlu görüyor. Bu taraftar topluluğu başarıyı hak ediyor mu peki?

Bu anketlere ben de hayret ediyorum. Sanki Şampiyonlar ligi seviyesindeki takımlara kaybetmişiz gibi başarısızlıkta yönetimin transferleri zamanında yapmayışını bahane ediyorlar. Karpaty takımına karşı, Sivas takımına karşı transfer yapsan ne olur yapmasan ne olur. Sahaya onbir kişi çıkıyorsan bu takımları yenmen lazım. Bence başarısızlıkta ilk sıra elindeki kadroyu iyi kullanamayan Rijkaard’ındır.

Rijkaard’ı sizin tabirinizle “kazma” futbolcuları oynatması nedeniyle eleştiriyorsunuz. Fakat takımın kadrosuna baktığımızda Ali Turan, Servet, Hakan, M.Sarp, Ayhan, Barış, Gökhan Zan, belki Cana ve Neill’ı da teknik kapasite açısından kazma olarak değerlendirebiliriz. Kısacası, yaklaşık 24 kişilik kadroda %50 oranında kazma 3 tanede kaleci olduğunu, kalan yetenekli oyuncuların da sürekli sakatlanma gibi bir durumları olduğunu biliyoruz. Bu açıdan baktığımızda en azından oyuncu seçimleri açısından, yedekte kalan Emre, Aydın vs gibi oyuncuların üzerinden eleştiri yaptığınızda Rijkaard’a biraz haksızlık yaptığınızı düşünmüyor musunuz?

Benim Rijkaard’ı en çok eleştirme nedenim sahaya 8 bazen 9 tane defansif oyunculu onbirler çıkarması. Galatasaray ne kadar sakatı, eksiği olursa olsun bu kadar aciz bir takım değil. Aydın’ın iki maçtır neler yaptığını görüyoruz. Emre’ye doğru pozisyonda şans verse onun da başarılı olacağına inanıyorum. Eskişehir maçına Mustafa  yerine Aydın’la başlayamazmıydı Rijkaard? Elano’yu forvet arkası oynatıp Eskişehir’in bomboş kanatlarına top attıramazmıydı? Aydın ve Arda ile bu boş kanatları değerlendiremezmiydi? Ama hayır, böyle şeyleri düşünmez, düşünemez.. İlla maça Barış – Ayhan – Mustafa üçlüsü ile başlayacak. Ben diyorum ki orta sahayı 2 defansif oyuncu ile tutsun ve üçüncü orta saha oyuncusunu daha hücuma dönük bir oyuncudan seçsin. Bu adam maçına göre Arda, Elano veya Emre olabilir. Sorunuzda Cana, Neill ve Gökhan’ı kazma olarak değerlendirmişsiniz. Buna da katılmam mümkün değil.

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.