Manisaspor-Galatasaray
Tarih: 2011-04-19 | 68 Kez Okunmuş.
Aylardan beri maç kazanamayan, hatta kaybetmeyi alışkanlık haline getiren Galatasaray, rakibinin formsuzluğunu da değerlendirerek bu sefer kazanmayı başardı. Ama ikinci devre çok zor durumlara düşmeyi de ihmal etmedi. Bülent Ünder’in gereksiz bir şekilde kadro dışı bıraktığı Pino ve 11 dışında bıraktığı Cana’dan yoksun olarak maça başlayan takımımız ilk 20 dakikada fırtına gibiydi. Solda Arda-Culio, sağda Aydın-Sabri ikilileriyle mükemmel kanat akınları yaptık. Geçtiğimiz günlerdeki spekülasyonlar Arda’ya doping etkisi yapmış gibiydi. Stancu geldiğinden beri ilk kez santrofor olarak sahadaydı. Elinden geleni yapmasına rağmen bence Galatasaray’da santrofor oynayabilecek kapasitede bir oyuncu değil. Çift forvetli sistemde yardımcı forvet olarak işe yarayabilir. Gol vuruşları da çok etkisizdi. Eğer basın mensubu olsaydım maç sonundaki basın toplantısında Bülent Ünder’e “Cana’yı yedek bırakıp Mustafa Sarp’ı onbirde başlatmanın manası nedir” diye sorardım kesin. Bu kadar etkisiz bir oyuncuyu onbirde başlatmakla kalmayıp, kötü oyununa rağmen maçın sonuna kadar sahada tuttu hocamız. Demek ki gelecek yılki Galatasaray’da Mustafa Sarp’ın yerinin olacağını düşünüyor. Öyle olmasaydı Cana’yı oynatmasa bile Mustafa Sarp yerine paf takımından bir oyuncuya şans vermesi gerekirdi. İkinci devre düşen tempomuz Hikmet Karaman’ın cesur hamleleriyle birleşince maç bizim için sıkıntıya girdi. Bülent Ünder bu duruma da uzun süre müdahale etmedi ve sonrasında şaka yapar gibi Aydın-Cana ve nihayet Arda-Barış değişikliklerini yaptı. Böylece Manisa karşısında tam 4 defansif orta saha oyuncusuyla maçı tamamladık. Bana da Adnan Polat’ın yıllardan beri yaptığı berbat teknik direktör seçimleri nedeniyle kendisine selam yollamak düştü. Galatasaray’a hoca olmak bu kadar kolay olmamalı. Maçın ilk devresinde Aydın, Arda, Culio, Sabri, Insua ve Stancu iyi futbol oynadılar. Ayhan bile vasatı aşmayı başardı. İkinci devre ayakta kalan sadece Culio vardı. Hagi’nin yaptığı belki de tek iyi şey Culio’yu Galatasaray’a kazandırmasıdır. Takımın böylesine oyundan düşmesi ve hocanın uzun süre bu duruma müdahalesiz kalışı düşündürücü gerçekten. Mustafa Sarp futboldan ziyade gölge oyunu oynadı. “Bir oyuncu nasıl etliye sütlüye karışmadan oynar ve 90 dakika sahada kalır” konusunda tez verdi Mustafa Sarp. İkinci selamımı da onu 90 dakika sahada tutan Bülent Ünder’e gönderiyorum. Barış oyuna girer girmez rakibe assist yaptı. BAM üçlüsünün bu takımda sürekli olarak oynatılmasını futbola ihanet olarak görüyorum. Seyirciyi futboldan soğutmaktan başka bir işe yaramıyor bunların oynatılması. Hele üçü aynı anda sahada olduğunda Galatasaraylı taraftarların sinirleri allak bullak oluyor. Eminim intihar vakaları artıyordur bu dakikalarda. Üçüncü selamımı da bu üçlüye birlikte oynama alışkanlığı kazandıran Frank Rijkaard’a gönderiyorum. Bu sezon bir şekilde bitecek. Gelecekte aynı hataların yapılmaması için Adnan Polat döneminin çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Onun yaptıklarını yapmamak dahi başarı için yetecektir. Aslında çok da kötü olmayan kadromuz idari ve teknik açıdan çok kötü yönetildiği için tarihi bir başarısızlık yaşadık. “Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Galatasaray” derdik ya hep, bu sefer başarısızlığımızla tarih yazdık. Umarım taraftarlarımız bir daha böyle bir sezon yaşamazlar.
Burhan Sagsen
Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
