<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ScoutGS</title>
	<atom:link href="http://scoutgs.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://scoutgs.com</link>
	<description>&#124; Galatasaray Scouting Ekibi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 20:21:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Galatasaray &#8211; Antalyaspor : 1-1</title>
		<link>http://scoutgs.com/haberler/galatasaray-antalyaspor-1-1.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/haberler/galatasaray-antalyaspor-1-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 07:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hcan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulgar Sütçünün Dükkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3119</guid>
		<description><![CDATA[Rakip hocalar bayağa bayağa bizi çözümlemiş durumdalar. Orta sahaya pres ve iyi kapanan, kademeli bir defansa karşı pozisyon zenginliği yaşayamayan bir takım olduğumuzu 3 maçtır bize gösteriyorlar. İşte Eskişehir maçı, işte Bursa maçı, işte Antalyaspor maçı. Bu 3 maçta toplam 3 pozisyon verdik. Bizde çok pozisyon bulamadık. Yani rakipler oyunu kitliyorlar ve biz açamıyoruz. Shaqiri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rakip hocalar bayağa bayağa bizi çözümlemiş durumdalar. Orta sahaya pres ve iyi kapanan, kademeli bir defansa karşı pozisyon zenginliği yaşayamayan bir takım olduğumuzu 3 maçtır bize gösteriyorlar. İşte Eskişehir maçı, işte Bursa maçı, işte Antalyaspor maçı. Bu 3 maçta toplam 3 pozisyon verdik. Bizde çok pozisyon bulamadık. Yani rakipler oyunu kitliyorlar ve biz açamıyoruz. Shaqiri, Amrabat tarzı oyuncular bu yüzden gerekliydi.</p>
<p>•	Selçuk İnan, Karabükspor maçının daha 15.saniyesinde kısa bir pas attı ve Cernat kaleciyle karşı karşıya kaldı. Muslera kurtardı. O pozisyondan beri Selçuk İnan durmuş durumda. Hiç bir şey oynamıyor. Hele dün akşam futbolu unutmuş gibiydi. Kar fobisi mi vardı bilmiyorum ama inanılmaz acemi bir oyun sergiledi. Fatih Terim ona neden 90 dakika dayandı anlamak mümkün değil.<br />
•	Eboue, Afrika kupasında…<br />
•	Baros sakat…<br />
•	Kazım kiralandı..</p>
<p>9’da 9 yapan kadrodan 3 oyuncu yok biri de var ama yok! Zaten kısıtlı olan kadromuz böylesine eksikleri haliyle kaldıramıyor. Bunların üstüne şans bu ya 2 maç üst üste karla ve buzla kaplı zeminler, göz gözü görmeyecek nitelikte yağış eklendi. Rakipler de bu dönemde hep bize ters gelen Eskişehir, Bursa, Antalya olunca o da tuzu biberi oldu.</p>
<p>Aslında kötü başlamadık. Antalya’nın sağ kanadını Riera ile arka arkaya 3 kere deldik. Riera’da güzel ortalar yaptı. Ama beceriksizlik mi Ömer’in efsunu mu bilemiyorum nedir artık ama olmadı beceremedik. Emre Çolak’ın şutu çok güzeldi. Selçuk İnan’nın koskoca kale yerine kafasıyla topu dışarı atması ise tam bir konsantrasyon sorunuydu.</p>
<p>Milan Baros’un oyuna girmesi ve hakemi her pozisyonda iteklemesi, hakem ona karşılık vermedikçe de üstüne üstüne yüklenmesi sonucunda kırmızı kart görmesi affedilir bir şey değildi.</p>
<p>Takımda revizyon şart…</p>
<p>•	Elmander’e inanılmaz bir yüklenme var. Dinlendirilmesi lazım.<br />
•	Selçuk sıfır noktasında. Kesin dinlendirilmesi lazım. Böyle devam ederse sakatlanabilir.<br />
•	Necati Ateş tempolu bir giriş yapar umarım. Baros’un sakatlığı, Baros’un cezası, Elmander’in yorgunluğu derken ihtiyaç bir transfer oldu.<br />
•	Sağ kanadı Yiğit’e emanet etme zamanı geldi. Zaten çok fazla alternatifte yok. Sıfıra inip tek orta yapmayan bir Emre ile olacak alan değil o bölge.</p>
<p>Bunların dışında enseyi karartmaya gerek yok. 20 puan fark yapıp play-off girme hayalleri olanlar vardı herhalde. Bunun kadro kalitesi olarak mümkün olmadığını daha evvel belirttim. Ama kadro kaliten yeterli olsa bile bu düzeni kuranlar play-off heyecanı için sana bunun iznini vermezlerdi. Ligi ilk 4 içinde tamamlamak mühim olan. Ve mühim olan, Selçuk, Melo, Elmander, Baros, Engin gibi kafa oyuncularını play-off’lara diri bırakabilmek. O zaman zaten sorun olmaz…</p>
<p>Bu arada Beşiktaş’a karşı 9’da 9 mağlubiyet yapan Şifo’nun Galatasaray’a karşı bu kaçıncı aldığı puan ben saymayı unuttum.</p>
<p>Ve Ömer Çatkıç.<br />
Taraftarın yarattığı bir canavar. Her Antalya maçı öncesi söylüyorum. Bu adamı yuhalamayın, küfür etmeyin, yokmuş gibi yapın. Adam sizin küfürünüzden iyi yönde etkileniyor, daha  da iyi oynuyor ve her maçta kahraman oluyor. Taraftar halbuki bu konuda Fenerbahçe derbisinden antremanlıydı. Volkan ile uğraşmayınca sahada Volkan diye bir şey kalmadı. Ömer’e de aynısını yapmak lazım ama artık çok geç.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Hakan CAN/ScoutGS</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/haberler/galatasaray-antalyaspor-1-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bursaspor &#8211; Galatasaray : 1-0</title>
		<link>http://scoutgs.com/haberler/bursaspor-galatasaray-1-0.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/haberler/bursaspor-galatasaray-1-0.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 09:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulgar Sütçünün Dükkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3106</guid>
		<description><![CDATA[MAÇ 
Şike yapmadığın sürece ligin bazı kalburüstü takımlarına puan kaybetmen kaçınılmaz oluyor.
Bursa puan kaybı yaşama ihtimalinin çok olduğu bir deplasmandır.
Her maçı kazanamazsınız.
Her maç iyi futbol da oynayamazsınız.
2 tane yapılacak transfer de takımın kötü oyununu değiştirmeyecektir.
Çok bariz, ligin ikinci yarısına çok kötü başladık. Daha evvel de yazdım. Gitgide daha kötü oynuyoruz ama 3-4 ata ata gittiğimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MAÇ </strong></p>
<p>Şike yapmadığın sürece ligin bazı kalburüstü takımlarına puan kaybetmen kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Bursa puan kaybı yaşama ihtimalinin çok olduğu bir deplasmandır.</p>
<p>Her maçı kazanamazsınız.<br />
Her maç iyi futbol da oynayamazsınız.<br />
2 tane yapılacak transfer de takımın kötü oyununu değiştirmeyecektir.</p>
<p>Çok bariz, ligin ikinci yarısına çok kötü başladık. Daha evvel de yazdım. Gitgide daha kötü oynuyoruz ama 3-4 ata ata gittiğimiz için fark edilmiyor. Hatta puan farkı 5 olunca kötü futbol iyice kadrajdan çıkıyor.</p>
<p>Bursaspor maçı ise ligin ikinci yarısında oynadığımız en iyi maçlardan birisi oldu.<br />
Çok iyi defans yaptık ki, sene başından beri zaten en iyi yaptığımız şey bu.<br />
İyi de atak organizasyonları yaptık.<br />
Pozisyonlara da girdik.<br />
Özellikle Sercan o kadar hareketliydi ki Bursaspor defansının ritmini fena bozdu.<br />
Elmander gene ligin ikinci yarısının en iyi maçlarından birisini oynadı.<br />
Maç Bursaspor’un yarısahasında oynandı.<br />
Ertuğrul Sağlam, güzel bir Lucescu taktiği ile maçı kazanmayı bildi. Şansı yaver gitti. Başka bir şey değil.<br />
Bir kere geldi, pir geldi, golü attı, yattı, kaçtı, gitti…</p>
<p>Olur, nazar boncuğu olur.</p>
<p>Halen lideriz. Hem de rakiplerimizden çok çok eksik bir kadro ile lideriz…</p>
<p>Maçtan sonra forumlarda, basında Fatih Terim’e yapılan eleştirilere gelince. İnsafınız kurusun arkadaş. Başka bir şey demiyorum…</p>
<p><strong>FELİPE MELO DEĞİŞİKLİĞİ</strong></p>
<p>• Melo, çok iyi oynuyordu. Kesinlikle sahanın en iyilerindendi.<br />
• Fırat Aydınus’ta Melo’nun üzerine çok iyi oynuyordu<br />
• 10 kişi kalırsan maçı kazanma şansın kalmaz.<br />
• Melo atılırsa ne şartla atılacağı belli değil, sonra ki kaç maçta daha olmayacağı da belli değil.<br />
• Ben maçı seyrederken ‘’ Melo harikasın ve Terim çıkart Melo’yu ‘’ aynı cümlede kullandım.<br />
• Gri bir karar. Her şekilde eleştiri alırdı. Bu şekilde daha çok eleştiri alırdı ve alıyor. Bence iyi yaptı.</p>
<p><strong>SERCAN YILDIRIM DEĞİŞİKLİĞİ</strong></p>
<p>• Fatih Terim, Sercan’nın topa vurmayıp geri çekmesine sinirlendi ve onu oyundan aldı.<br />
• Maç aslında Melo’nun çıkması ile değil Sercan’nın çıkması ile bitti.<br />
• Yerine Kazım’ı alarak çift forvete devam etmek istedi Terim ama kendi futbol bilgisine ihanet etti.<br />
• Takım tek forvete döndü. Pozisyon kısırlığına girildi.<br />
• Adam geçebilen bir oyuncun kenara alınmış oldu.<br />
• Sercan çok eleştiri almış ama ben çok diri, araştırmacı ve iyi buldum…</p>
<p><strong>YİĞİT GÖKOĞLAN </strong></p>
<p>• Ankaragücü maçında sanırım Melo’ya bir orta yaptı. O ortayı bizim iki kanatta da yapan yok.<br />
• Ankaragücü maçında iyi bir 4-3-3 forveti gibi soldan gelerek harika araya kaçtı ve golü buldu.<br />
• Bursa maçında iyi bir 4-3-3 forveti gibi sağdan gelerek 3 kişinin arasına girdi, sürati ile iyi geçti, ama top ayağına oturmadı belki de golü atmıştı.<br />
• Bursa maçında sağdan güzel bir orta yaptı. Tam Elmander’in kafasına. O ortayı da yapan bizim takım da yok.<br />
• Bir Messi, Hnery beklentimiz yoksa bu çocuk faydalı olacağa benziyor.<br />
• Ha tabi ki Olcan&#8217;da alınsaydı ama olmadı. Birbirinden farklı oyuncular. Yiğit bu takıma bence lazımdı.</p>
<div class="panel">
<div class="yazar">
<h2>Hakan CAN / ScoutGS </h2>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/haberler/bursaspor-galatasaray-1-0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Patrimonyal İdeoloji ve Şike Süreci</title>
		<link>http://scoutgs.com/forumdan-secmeler/patrimonyal-ideoloji-ve-sike-sureci.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/forumdan-secmeler/patrimonyal-ideoloji-ve-sike-sureci.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 08:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hcan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Forumdan Seçmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3095</guid>
		<description><![CDATA[3 Temmuz 2010&#8242;da başlayan ve hala devam etmekte olan bütün bu süreçte bu gözler neler neler gördü.
Bunlar içerisinde bana en çok koyan şu oldu:

Bildiğimiz üzere Türkiye bir hukuk ülkesi değildir. Hala patrimonyal dediğimiz bir ideoloji ile hareket eder ve doğal olarak yine bu şekilde yönetilir. Recep Tayyip Erdoğan bir lider figürü olarak buna müthiş bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">3 Temmuz 2010&#8242;da başlayan ve hala devam etmekte olan bütün bu süreçte bu gözler neler neler gördü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bunlar içerisinde bana en çok koyan şu oldu:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Bildiğimiz üzere Türkiye bir hukuk ülkesi değildir. Hala patrimonyal dediğimiz bir ideoloji ile hareket eder ve doğal olarak yine bu şekilde yönetilir. Recep Tayyip Erdoğan bir lider figürü olarak buna müthiş bir örnektir. Asabi delikanlı modeli ile başbakanlık yapmak bu yönetim şeklinin artık karikatürize olmuş en büyük göstergesidir. Yasa, hak, hukuk, kanun sadece ama sadece egemen gücün yorumuyla kullanılır. Tabi buna gerek duyulursa ve genelde asıl istenen şeyi elde etmekte bir “araç” olarak. Mesele suyu bulandırmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu millet başkaldırı nedir bilmeyen, toplumsal hafızası en fazla bir hafta olan ve argümanlarını rasyonel olmaktan ziyade duygusal temellere kuran bir garip millettir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Ben her zaman kendimi bildim bileli bu camianın üyesi bir taraftar olarak Galatasaray camiasının daha güçlü ve dirayetli olduğunu düşünürdüm. Yanılmışım. Artık en hakikisinden bir Galatasaraylının bile itiraf ettiği şu şey sizin de kanınıza dokunmuyor mu? “Eğer Fenerbahçe’nin yerinde Galatasaray olsaydı çoktan ligden düşürülmüş ve haftaya Tavşanlı Linyit deplasmanına gidiyor olurdu.”</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Ne kadar acı değil mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Yaptırım gücü hiçbir şekilde olmayan bir güruh olmuşuz. Ne zaman oldu bu? Bilmiyorum, hatırlamıyorum ama gözümüzün önünde “Sayın Başbakan” önderliğinde bir gölge oyunu oynanıyor. Sürecin nereye götürüldüğü çok açık, UEFA/FIFA ne derse desin FB düşürülmeyecek, hatta puan dahi silinmeyecek. Bu sene bizimle kafa kafaya gidecekler, hatta şampiyon yapılacaklar bir şekilde. Lig Tv müthiş rating yapacak bu “ne olacağı belli olmayan” rekabette ve en büyük kaybı kim yaşayacak biliyor musunuz? Tabiki Galatasaray. Henüz daha Fenerbahçe ile puan farkı 2 iken şampiyon ilan edilen Galatasaray dönen sonunda hedefi gerçekleşmeyince klasik senaryo devreye girecek ve Ünal Aysal’a sallayanlar, Terim’den istifa isteyenler çıkacak ortaya ve Fenerbahçe alıp başını yürüyecek. Galatasaray asaleti ile yalnız başına gerilemeye devam…</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Güzel bir şarkı vardır, Chirs de Burgh’un Spanish Train. Kuadalkevir ve Seville arasında gidip gelen bir gece treninde Şeytan ve Tanrı insanlığın ruhları üzerinden poker oynarlar. Tanrı eline bakar ve bin ruh arttırır. Şeytan eli görür ve beş bin arttırır. Ama şeytanın doğasında hile yapmak vardır ve Tanrının doğasında ise dürüstlük. Tabi bu oyunda dürüst olan kazanamaz. Tanrı bütün iyi niyetiyle elindekini oynasa da Şeytan hile ile bütün insanlığın ruhlarını kazanır.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Bunlar içinde bulunduğumuz durumu anlatıyor bize. Çaresizliğimiz utancımız olmuş artık. Süreci başından beri yöneten siyasi otorite amacına ulaşmış durumda. MAA sadece bir piyondu, göreve geldiğinin ikinci gününden beri. Nihayet oyun ortaya tam anlamıyla çıktı ve bizler ne yapabiliriz? Koskoca bir hiç…</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Ünal Aysal’ın “20 milyon Galatasaraylı AKP’ye oy verdi” derken neyi ima etmeye çalıştığını iyi anlamak gerek. Onlar da köşeye sıkışmış durumda. Geçtiğimiz hafta sonu burada (New York) başkanımız Ünal Aysal’ın da katıldığı bir gece düzenlendi. Öğrenci maaşıyla bilet alamadım ama gece katılan arkadaşlarım vardı. Onlardan öğrendiğim; Başkanın söylediğine göre AKP tarafından kulübe müthiş bir baskı varmış. Bu sürecin pazarlığı Başbakanla çoktan yapılmış ve bu plan dışında yaprak dahi kıpırdayamaz diyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">İşte patrimonyalizm böyle bir şey; evin erkeği lafını etti mi hak, hukuk ancak guguk olur. Hık olur mık olur ama neticede onun dediği olur.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Bizler ise bu çaresizlik içerisinde hiçbir şey yapamaz, oturur ancak izleriz bu gölge oyununu. Ama şunu bilin, bu sahnede bizi seven yok. Bizi destekleyen siyasi bir otorite yok. Böyle devam ettiği sürece yazılı açıklamalar, ihtarlar ancak taraftarın gazını biraz olsun almak için sembolik olarak yapılır. Ama bir eyleme asla dönüşmez.</p>
<div class="panel">
<div class="yazar">
<h2>Tolga Kobaş</h2>
<h2>ScoutGS Forum Üyesi</h2>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/forumdan-secmeler/patrimonyal-ideoloji-ve-sike-sureci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altyapı Sorunsalı…</title>
		<link>http://scoutgs.com/cimbom-askina/altyapi-sorunsali%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/cimbom-askina/altyapi-sorunsali%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 11:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cimbom Aşkın'a]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3086</guid>
		<description><![CDATA[
Galatasaray&#8217;da altyapıyı değerlendirmeden önce, altyapının ne olduğunu ve amacını anlamak; diğer aşamaları daha anlamlı kılacaktır…
Peki öyleyse, Altyapı nedir?
Altyapı; Gelecek için ön koşulların yerine getirilmesidir. Bizim ülkemizde altyapı bu şekilde yorumlanmıyor ya da yorumlansa da uygulanmıyor. Ülkemizin genelinde altyapı; gelecekte yapılması gerekenleri önceden yapmaktır. Bu kesinlikle bir işi anlamadan işe başlamak gibi bir büyük yanlıştır.
Bu yanlışın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.pusulaistanbul.com/upload/resimler/D8F_galatasaray2.jpg" alt="" width="448" height="254" /></p>
<p>Galatasaray&#8217;da altyapıyı değerlendirmeden önce, altyapının ne olduğunu ve amacını anlamak; diğer aşamaları daha anlamlı kılacaktır…</p>
<p><strong>Peki öyleyse, Altyapı nedir?</strong></p>
<p>Altyapı; Gelecek için ön koşulların yerine getirilmesidir. Bizim ülkemizde altyapı bu şekilde yorumlanmıyor ya da yorumlansa da uygulanmıyor. Ülkemizin genelinde altyapı; gelecekte yapılması gerekenleri önceden yapmaktır. Bu kesinlikle bir işi anlamadan işe başlamak gibi bir büyük yanlıştır.<br />
Bu yanlışın etkisine gelecek olursak; bizim ülkemizde altyapıda her şeyin, küçük yaşta uygulanması mantığı yaratılıyor. Küçük yaşta yapılan her şeyin altyapıyı hazırladığı düşünülüyor. Bir nevi, evin inşaatı henüz bitmeden kaba inşaatta yaşamak gibi düşünebiliriz. Her yüklemenin bir zamanı ve yeri varken bizler 6 yaşında çocuğu alıp ne biliyorsak o yaşta veriyoruz. Uygulanan mantıksa; &#8221; Ağaç yaşken eğilir&#8221; mantığıdır. Ama bunun spor olduğu ve hele futbol gibi durmadan gelişen bir endüstri olduğunun benimsenmemesi istenmeyen sonuçları beraberinde getiriyor.</p>
<p>Neyse daha fazla uzatmadan Galatasaray&#8217;da altyapı ne durumda birde ona bakalım&#8230;<br />
Galatasaray&#8217;da altyapı her zaman bir elmas gibi parlamıştır. Zamanında bir çok yıldızı Türk Sporuna kazandıran Galatasaray&#8217;ın son olarak Türk Sporuna kazandırdıkları; Arda Turan, Semih Kaya ve Emre Çolak.</p>
<p>Peki, Galatasaray&#8217;da bu yetenekler nasıl kazanılıyor? Franck Rijkaard ile birlikte gelen Evert Jan Derks&#8217;ten sonra sırasıyla Tugay Kerimoğlu ve Müfit Erkasap isimleriyle değişen altyapı nedir?</p>
<p>Yukarıda saydığımız bu isimler kendini belli bir seviyede kanıtlamış ve işinin ehli isimler. Bunların yapacağı işleri yadsımak değil de bunlardan daha çok altyapıya direkt katkı sağlayacak isimlerin teknik direktörler olduğunu da vurgulamak lazım. Bu durumda Fatih Terim en ideal isim. Nitekim bu sene takıma kazandırdığı isimler; Semih Kaya ve Emre Çolak.</p>
<p>Peki, neden Fatih Terim en ideal isim?</p>
<p>Çünkü;</p>
<p>Fatih Terim diğer hocaların pek uygulamadığı bir sistem getirdi. Bu sistemse; Oyuncuya göre işleyen bir sistem. Yani standart bir sistem yerine herkesin ihtiyacına ve eksiğine göre antrenman ve çalışmalar.  Bu sistemi önemli kılınsa; çoğu teknik adamlar, belli bir çalışma sistemi oluşturur ve her oyuncuya uygular. Böylece oyuncunun eksiği saptanmaksızın yapılan bu antrenmanlar, çoğu ismi ileriye taşımak yerine yerinde saymasına neden oluyor (Arada sıyrılan oyuncularda oluyor tabi). Terimse geldiğinden beri Adam Rochestein ve ardından Scott Piri ile birlikte her oyuncuya ayrı bir antrenman çizelgesi vererek, eksiklerini kapatmalarını sağlıyor. Her oyuncuya gerekli olanı veriyor bir nevi. Mesela; Semih Kaya, sene başında denge, çabukluk ve oyun kurma çalışmaları yaparken şu an daha çok fiziki çalışmalar yapıyor.</p>
<p>Bu sistemi uygularken her şeyi zamanında yapmanın da, gelişimi ne kadar olumlu etkilediğine hepimiz şahit oluyoruz. Öncelikle bunun tüm diğer kulüplere örnek olması gerekiyor. Artık standart çalışmalara göre değil de tıpkı Galatasaray&#8217;da olduğu gibi oyuncuya göre çalışma stillerinin yapılması Milli Takıma birbirinden değerli isimleri katacaktır.</p>
<h2>Aşkın Ateş</h2>
<h2>ScoutGS Köşe Yazarı</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/cimbom-askina/altyapi-sorunsali%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldırım Demirören &#8221; Sus Artık &#8221;</title>
		<link>http://scoutgs.com/bulgar-sutcunun-dukkani/yildirim-demiroren-sus-artik.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/bulgar-sutcunun-dukkani/yildirim-demiroren-sus-artik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 09:17:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hcan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulgar Sütçünün Dükkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3102</guid>
		<description><![CDATA[Kendi kendinize yarattığınız bir senaryoyu yıllardır pişirip pişirip önümüze koyuyorsunuz.
Bu senaryonun yazarı Beşiktaş.
Galatasaray 45 averaj, 63 puan., Beşiktaş 43 averaj, 63 puan ile girdiği son hafta da Galatasaray’ın 8 gole ihtiyacı mı var ki 8 gollük bir şike anlaşması yapsın. 2 tane atsak 5 tane atmak zorunda Beşiktaş anlamıyor musunuz halen? 5-0 kazansak şike yok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi kendinize yarattığınız bir senaryoyu yıllardır pişirip pişirip önümüze koyuyorsunuz.</p>
<p>Bu senaryonun yazarı Beşiktaş.</p>
<p>Galatasaray 45 averaj, 63 puan., Beşiktaş 43 averaj, 63 puan ile girdiği son hafta da Galatasaray’ın 8 gole ihtiyacı mı var ki 8 gollük bir şike anlaşması yapsın. 2 tane atsak 5 tane atmak zorunda Beşiktaş anlamıyor musunuz halen? 5-0 kazansak şike yok mu diyecektiniz yani? Neye göre şike var? Alınan skora göre mi? Bu nasıl bir saçmalamadır? Üzerinden bu kadar geçen ve sadece saçma sapan konuşmalar yapan bir camia olduğunuzun farkında mısınız? Bizim hocamız ve yöneticilerimiz şike suçlaması ile yargılanmıyor sayın Demirören!</p>
<p>•   Yıldırım Demirören 2008 yılında bir konuşma da ‘’ Ankara’da ki basket maçı ‘’ demişti.<br />
•   Bu sefer de şike genel kurulunda konuşmasına 8-0 biten Ankaragücü maçını hatırlatarak girdi.<br />
•   Ali Koç’un heryerden kovdurttuğu, hiçbir yerde iş verdirtmediği Tuğrul Yenidoğan da Zalad için ‘’ 8 golü yediği dakikaları ayarlayamadı, çok belli etti ‘’ diye ipe sapa gelmez, yanlış bilgiler vermişti. Halbuki Zalad o maçta sadece 5 gol yemiş ve ilk devre sonunda oyundan çıkmıştı.</p>
<p>Beşiktaş camiasının için de büyük bir yaradır o sezon;</p>
<p>Peki nereden geliyor bu yara bir bakalım…</p>
<p>•   Tsyd Kupası Finalinde Galatasaray’a 3-2 kaybedip kupayı kazanamadığı için…<br />
•   Lig maçında kendi sahasında, İnönü’de Galatasaray’a 3-1 kaybettiği için…<br />
•   Lig maçında Samiyen’de Galatasaray ile 1-1 berabere kalıp kazanamadığı için, o gün ikili averaj olmasa da bunun farkında oldukları için…<br />
•   Federasyon kupasi finalinin ilk maçında, Ali sami yen&#8217;de 1-0 kaybettiği için…<br />
•   Federasyon kupasi finalinin ikinci maçında inonu&#8217;de 9 kişi kalan Galatasaray’ı yenemeyip 2-2 beraber kalarak kupayi galatasaray&#8217;a biraktığı için…<br />
•   Cumhurbaşkanlığı kupası finalinde Galatasaray’a 2-0 kaybedip kupayı Galatasaray’a kaptırdığı için…<br />
•   Kendilerinin 2 maçta 10 gol attığı Ankaragücü’ne Galatasaray 2 maçta 11 gol attığı için…</p>
<p>Unutulan bu Ankaragücü maçı ile ilgili birkaç sorum var;</p>
<p>•   Eski Beşiktaş’lı futbolcu Fikret Demirer o maçta neden oynamamıştır?<br />
•   Eski Beşiktaş’lı futbolcu Sinan Engin o maçta neden oynamamıştır?<br />
•   Beşiktaş’ın 100. Yıl formasına imza atabilen bu oyuncular neden şikeyi bozmamışlardır? Neden tek günah keçisi Zalad olmuştur.</p>
<p>Rade Zalad ile bir röportaj yapıldı yıllar sonra, bakalım ne demiş Zalad;</p>
<p><strong><em>1992-93 sezonunun son haftasında g.saray ile ankara’da oynadığınız ve 8-0 yenildiğiniz maçı hatırlıyor musunuz?</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Hatırlamaz olurmuyum. 20 yıllık profesyonel futbol yaşantımı o maçta noktaladım.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong><em>Neden?</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Galatasaray maçında ilk yarı oynadım ve 5-0 öndelerdi. hocamız tınaz tırpan’dı. ilk devre bitti, soyunma odasına girdik. ben eldivenlerimi çıkartıp tınaz hocaya verdim ve, “hoca buraya kadarmış. herkese teşekkür ediyorum. güzel günlerim geçti; ama yarın gazetelerde bu maçla ilgili iğrenç yorumlar yapılacak. ben futbolu bırakıyorum.” dedim. 2. yarıda kaleye arif geçti. 3 tane de o yedi. ama herkes o 8 golü benim yediğimi zannediyor.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong><em>Peki, o maçtan önce hiç şike teklifi geldi mi?</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>kesinlikle almadım. ama g.saray maçında ben takımdaki hiçbir arkadaşımı suçlamıyorum. keşke ben o gün 4 penaltı kurtarsam, harika oynasam ve maçı kazansaydık. ben hâlâ o maçı düşünüyorum. şimdi beşiktaş’ın menajeri olan sinan engin de a.gücü’nde oynuyordu. bana g.saray maçından önce geldi ve, “eğer sen bu maçta iyi oynarsan seni beşiktaş’a kaleci antrenörü olarak alacaklar.” dedi. ben de ona, “bana ne kaleci antrenörlüğünden.” dedim.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong><em>Neden Ankaragücü o kadar kötü oynadı?</em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Biz Galatasaray maçından önceki dört haftada üç galibiyet almış ve ligde kalmayı garantilemiştik. özellikle sarıyer’i yendikten sonra bütün takımda bir rehavet oldu. as oyuncuların çoğu ufak tefek bahanelerle idmanlara çıkmıyordu. kendilerini hiç zorlamadılar. zorladıklarında da adale çekmesini bahane edip idmanı bıraktılar. ayak tenisi oynayıp maçı bekliyorlardı. zaten g.saray maçından önce de tüm basın bu maçta şike olacağını yazarak gündem oluşturmuştu. biz o maçı 2-0 kaybetsek de şike konuşulacaktı.</em></p>
<p>Sayın Demirören okudunuz mu bu röportajı hiç?<br />
Aksini ispat etme şansınız var mı?<br />
Elinizde bir belge, doküman var mı?<br />
Bir video kaydı, telefon görüşmesi herhangi bir şey var mı?</p>
<p>Diğer yandan o sezon tüm fitili ateşleyen kişinin aslında İhsan Kalkavan olduğunu hatırlıyor musunuz? Yoksa siz o zaman Fenerbahçe’nizi mi tutuyordunuz?</p>
<p>İhsan Kalkavan demedi mi? Ben yönetici değilim, gideceğim ve Ankaragücü’ne teşvik primi vereceğim, bu bir suç değil demedi mi? Hatırlamıyor musunuz?</p>
<p>Aynı hafta İlhan Cavcav Gençlerbirliği’nden kaç oyuncuyu kadro dışı bıraktı hatırlıyor musunuz? Birinci kalecisi bir hafta evvel kırmızı kart gördüğü için oynamayacak olmasına rağmen ikinci kalecisini neden kadro dışı bıraktı? Neden 3. Kalecisi ile sahaya çıktı? Bu 3. Kaleci lig de kaç maça çıkmıştı, yedeği kimdi? Hatırlıyor musunuz?</p>
<p>Yok mu?<br />
O zaman artık susun. Yalan yanlış Galatasaray camiasını lekelemeyi bırakın…<br />
Varsa elinizde bir belge sunun…</p>
<p>Emin olun biz sizler gibi yapmayız, hemen şampiyonluğumuzu iade ederiz, hemen küme düşme talebinde bulunuruz…</p>
<h2>Hakan CAN</h2>
<h2>ScoutGS Köşe Yazarı</h2>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/bulgar-sutcunun-dukkani/yildirim-demiroren-sus-artik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zemin bahane, Bando ESES şahane!</title>
		<link>http://scoutgs.com/kayip-zaman/zemin-bahane-bando-eses-sahane.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/kayip-zaman/zemin-bahane-bando-eses-sahane.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 20:58:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kayıp Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3081</guid>
		<description><![CDATA[Futbolcular yetenekleri ve sahada yaptıkları ne olursa olsun, hocalarının tahtaya yazdığı kadrodan ne istediğini anlayacak kadar zeki insanlardır. Çift forvet oynayarak kazandığın 9 maçlık bir galibiyet serisinin ardından sahaya tek forvetle çıkıyorsan, baştan &#8220;beraberliğe razıyım&#8221; demişsindir. Futbolcuda bu mesajı alır ve geriye düşmediği sürece, performansını bir adım öteye götürme zorunluluğu hissetmez. Rölantide oynar.
Hava şartları ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Futbolcular yetenekleri ve sahada yaptıkları ne olursa olsun, hocalarının tahtaya yazdığı kadrodan ne istediğini anlayacak kadar zeki insanlardır. Çift forvet oynayarak kazandığın 9 maçlık bir galibiyet serisinin ardından sahaya tek forvetle çıkıyorsan, baştan &#8220;beraberliğe razıyım&#8221; demişsindir. Futbolcuda bu mesajı alır ve geriye düşmediği sürece, performansını bir adım öteye götürme zorunluluğu hissetmez. Rölantide oynar.</p>
<p>Hava şartları ve zemin ne durumda olursa olsun, şartlar iki taraf içinde eşitti. Biz beraberlik için çıkmıştık sahaya, Eskişehirspor&#8217;da kazanmak için. Sonuçta Es-Es&#8217;in karşısında kazanmak için sahaya çıkan bir Galatasaray yoktu. Fatih Terim Arena&#8217;daki Fenerbahçe ve deplasmandaki Trabzonspor maçlarında bile çift forvetle sahaya çıkmış ve her iki maçı da kazanmıştı. Burada önemli olan kazanılan puanlar değil, sahaya konan karakterdir aslında. Biz 2000&#8242;li yıllardaki Galatasaray&#8217;ı neden sevdiysek, son birkaç aylık dönemdeki Galatasaray&#8217;ı da o yüzden pek sevmiştik. Sonuç ne olursa olsun, sahaya kazanmak için çıkan cesur bir takım izliyorduk.</p>
<p>Fatih Terim sezon başındaki 4-1-4-1 dizilişiyle çıktı sahaya. Savunmanın önünde ön süpürücü Melo, onun önünde Selçuk ve Engin&#8217;le orta sahayı kalabalık tutarak rakibe pozisyon vermek istemedi. Burada hocanın planını bozan oyuncular Sabri ve Engin oldu. Özellikle Sabri ilk yarıda sahada yoktu. Ersun Yanal&#8217;ın kenardan yaptığı tek şey, ilk yarı boyunca oyuncularına sol kanattan oynamalarını işaret etmek oldu. Nitekim girdikleri bütün pozisyonlarda sol kanattan geldi. Engin&#8217;de beklenenin altında bir performans ortaya koyunca; Hürriyet, Alper, Tello ve Dede ile ön alanda baskı kuran Eskişehir&#8217;e cevap veremedik ve oyunu kendi sahamızda kabul ettik.</p>
<p>İkinci yarı gelen Sercan hamlesi, maçın maçında beraberliğe programlanmış takımın bu fikrini değiştirmeye yetmedi. Çünkü oyunu geride kabul etmiş bir takımı ileri itmek için Sercan&#8217;dan çok daha fazlasına ihtiyaç var. Bu noktada hocanın Sabri&#8217;yi çıkartarak Kazım&#8217;ı sağ beke çekmesi, Sercan hamlesinin de galibiyet için yetmeyeceğini ıspatlıyordu -ki bana göre bu hamle kazanılan 1 puanın en önemli sebeplerinden biriydi. Çünkü gol Sabri&#8217;nin kanadından &#8220;Ben geliyorum&#8221; diye bas bas bağırıyordu. Kazım&#8217;ın Sabri&#8217;den daha iyi sağ bek oynaması, beni hiç şaşırtmadı.</p>
<p>Her takımda her futbolcunun kötü oynama hakkı vardır ama her maç olmaz. Selçuk mesela bugün kötüyse haftaya telafi eder, aynı şekilde Melo ya da Elmander. Sabri kötü bile oynamıyor, Sabri sahada yok. Sabri ikili mücadelelerin hepsini kaybediyor. Sabri sürekli adamını kaçırıyor. Sabri sürekli top kaybediyor. Sabri kaybettiği topu takip bile etmiyor. Eboue&#8217;nin yokluğunun bu kadar sert hissedilmesi, önümüzdeki maçlarda daha çok başımızı ağrıtacak. Sabri&#8217;nin bir an önce toparlanması lazım.</p>
<p>Velhasılı, kaleyi bulan şutumuz bile yoktu. Zemin bahane, Bando ESES şahaneydi. Eskişehir galibiyeti hakeden taraftı. Onlar 2 puan kaybetti,biz 1 puan kazandık. Zaten 1 puan için çıkmıştık sahaya&#8230;</p>
<h2>Uğur Yılmaz</h2>
<h2>ScoutGS Köşe Yazarı</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/kayip-zaman/zemin-bahane-bando-eses-sahane.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskişehirspor-Galatasaray: 0-0</title>
		<link>http://scoutgs.com/haberler/eskisehirspor-galatasaray-0-0.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/haberler/eskisehirspor-galatasaray-0-0.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 09:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hcan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulgar Sütçünün Dükkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3078</guid>
		<description><![CDATA[Yayıncı kuruluş ve sponsorların ciddi paralar aktardığı futbolumuzda halen böyle sahalarda futbol oynanmasına izin veren federasyon yetkililerinin olması ne acıdır. Eskişehir’de 7 yıl yaşamış birisi olarak, o stadı çok iyi bilirim. Bir deplasman tribünü var, derme çatma bir iskele. Dün tribünde ki bir arkadaşımın attığı mesajda ki gibi ‘’ alttan soğutmalı tribün ‘’.  Şu saha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yayıncı kuruluş ve sponsorların ciddi paralar aktardığı futbolumuzda halen böyle sahalarda futbol oynanmasına izin veren federasyon yetkililerinin olması ne acıdır. Eskişehir’de 7 yıl yaşamış birisi olarak, o stadı çok iyi bilirim. Bir deplasman tribünü var, derme çatma bir iskele. Dün tribünde ki bir arkadaşımın attığı mesajda ki gibi ‘’ alttan soğutmalı tribün ‘’.  Şu saha da skordan öte en önemlisi sakatlık çıkmamış olmasıydı. Yenilmeden ve sakat vermeden dönelim de başka bir isteğim yoktu ki bu şekilde de sonuçlandı zaten.</p>
<p>Takıma gelince, yazacak, çizecek çok fazla şey var aslında ama bu saha da ne yazsan havada kalacak, bir nevi ‘’ buz üstüne yazı yazmak ‘’ gibi olacak.</p>
<p>O yüzden en sona gidelim. Fatih Terim’in açıklamalarına. Sanırım bu sezon ikinci kez hatalı açıklamalar yapmış durumda. İlkini geçen hafta ki maç sonrası yönetime yaptığı transfer göndermesinde yapmıştı, ikincisini de bu hafta yaptı.</p>
<p>Saha koşulları bahane değil, biz çok kötü oynadık dedi. Aslında çok problem yok gibi duruyor. Bahane aramıyor gibi duruyor ama mantık hatası var. Saha koşulları bahane değilse yada maç sonunda bahane edilmeyecekse o zaman biz neden 9 maç üst üste kazandığımız çift forvetli sistemden bu maç ödün verdik. Eskişehir kaliteli bir ekip o yüzden demesin Fatih Terim. Fenerbahçe ve Trabzonspor kalitesiz ekipler mi ki o maçlarda bile yapmadığı şeyi Eskişehir deplasmanında yaptı. Alakası yok. Zeminden, hava koşullarından önce kendisi çekindi. Bu yüzden de zaten orta sahayı kalabalık tutmak istedi. Hatta öyle ki tek forvet oynaması mümkün olmayan Elmander ile sahaya çıkınca aslında 4-6-0 oynayan bir takım oluşturmuş oldu. O zaman burada futbolcuların ne suçu var? Kurulu düzeni bozan sensin ve bozma sebebini de kabul etmiyorsun ve futbolcularım çok kötü oynadılar diyorsun.</p>
<p>Ve felaket bir hakem vardı sahada. Ona da laf yok. Neler yaptı hakem;</p>
<p>Tam 2 tane atağımızı rakibe sarı kart göstermek için kesti. Her ikisinde de ciddi kontrataklar yakalamıştık halbuki. Bilmem dünya kupasında maç yönetecek kalitedeymiş Cüneyt Çakır. Bunlardan bir tanesini kessin dünya kupasında görürüm ben onu bir daha maç veriyorlar mı?</p>
<p>Alper&#8217;in, Selçuk&#8217;a yaptığı hareket kuru havada direkt kırmızı kart ama böyle bir hava da bence de sarı kart. Hakem gözüyle bakınca o kaygan zeminde biraz daha hoşgörülü olmaya hayır demiyorum.</p>
<p>Aynen Alper&#8217;in, Melo&#8217;nun iki ayağına birden tabanla gelişi gibi. Melo zıplamasa şimdi Eskişehir tıp fakültesinde ameliyat oluyor olacaktı. Mutlaka sarı kart göstermeliydi ve 2. sarı karttan oyundan atmalıydı.</p>
<p>Bir de gözden kaçan bir posizyon var. Bir top atıldı. Diego, Elmander&#8217;i çekiştirdi. Elmander tek bir müdahalede bulunmadı ve Diego&#8217;nun çekiştirmeleri yüzünden yükselemedi ama kafayı vurdu. Topta penaltı noktasında bomboş Sercan&#8217;da kaldı. Ama Elmander faul yaptı hükmünü verdi Çakır efendi.</p>
<p>Şimdi, saha buz, hakem felaket ve sen 9 maçtır oynadığın sistemle oynamıyorsun. Ve maç sonu suçlu futbolcular!!!</p>
<p>Bilmem anlatabildim mi?</p>
<p>Ha futbolcular ile ilgili ancak şöyle bir eleştiri getirilebilir. Sahadan korkmak. Yani sakatlanmaktan korkmak.</p>
<p>Bunların dışında…</p>
<p>Muslera, büyük bir transfer. Her geçen gün daha da bir büyülüyor beni.</p>
<p>Semih harika oynuyor ama her maç bir %100’de yüzlük hata yapmadan maçı tamamlamıyor.</p>
<p>Elmander-Sercan bence iyi bir ikili olabilir. Ben öyle hissettim. Pas alışverişinde iyiler. Ankaragücü maçında daha iyi bir görüntü çizebilirler.</p>
<p>Emre Çolak inanılmaz çok koştu. Hücumda etkin değildi ama çok koştu. Koşu istatistiklerinde en başta çıkabilir&#8230;</p>
<p>Sahanın yıldızı ise her Galatasaray maçında olduğu gibi Hürriyet Göçer oldu.</p>
<p>Ersun Yenal ise Alper ve Hürriyet ile Melove Selçuk&#8217;a amansız bir baskı, pres uygulayarak Galatasaray&#8217;ın kaynağını kuruttu diyebiliriz. Başarılı bir analizdi, hakkını vermek lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/haberler/eskisehirspor-galatasaray-0-0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enes Sağlık</title>
		<link>http://scoutgs.com/arastirma/enes-saglik.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/arastirma/enes-saglik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 21:04:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[1991]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Alan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3052</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar yine Yerli piyasanin ne kadar ucuk oldugunu görmeye  basladik. Özellikle Galatasaraya karsi bir ön yargi varmis gibi  görünüyorki, rakiplerimiz bize 10 istenen adamlari 5e aliyor. Onun icin  Galatasaray olarak adamlarini ya Alt yapidan yada gurbetten bulmasinin  daha dogru olacagini düsünüyoruz.
Bende yine arastirmalarima  devam edip bu konuda kulübe elimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu aralar yine Yerli piyasanin ne kadar ucuk oldugunu görmeye  basladik. Özellikle Galatasaraya karsi bir ön yargi varmis gibi  görünüyorki, rakiplerimiz bize 10 istenen adamlari 5e aliyor. Onun icin  Galatasaray olarak adamlarini ya Alt yapidan yada gurbetten bulmasinin  daha dogru olacagini düsünüyoruz.</p>
<p>Bende yine arastirmalarima  devam edip bu konuda kulübe elimden gelen destegi vermeye devam  ediyorum. Bu seferde Alper Potuk transfer sürecinden sonra orta sahaya  Selcugu yedekleyecek, oyunu iki yönlü oynayabilecek, oyunu yönlendirecek  ve skora katki yapacak adam bulduk. FC Eupen takiminda forma giyen 20  yasinda genececik bir cocuk var . Enes Saglik.</p>
<p>Enes iki  senedir Belcika 2.lig ekiplerinden FC Eupen takiminda basarili sekilde  forma giyiyor. Özellikle müthis sol ayagi ile dikkat ceken Enes, oyunun  iki yönünü oynamasida dikkat cekici. Enes bütün bunlari yaparken skorada  müthis katki yapan bir oyuncu. Ligin ilk yarisi itibari ile 9 gol 7  asist ile göz dolduran Enes, defansa verdigi katki ilede dikkat cekti.  Bu performansindan sonra daha iyi takimlarin ilgisini ceken genc  oyuncuyu Standart Liege, Leverkusen, Trabzonspor, Bursaspor, Ordurspor  ve Kayserispor istiyor. Hatta son haberlere göre Trabzonspor 500 bin  euro karsiliginda kulübüyle anlasmis ama diger kulüplerin araya  girmesiyle transfer beklemeye alinmis.</p>
<p>Enes´in eksi yönü suan  fiziginin biraz ciliz kalmasi ama o fizige ragmen cok mücadele ediyor ve  fizigininde gelismesiyle Dünya futbolunun önemli box to box´larindan  biri olacagindan süphemiz yok. Enes ayni zamanda Belcika Ümit Milli  Takimindada oynamaya basladi. Asagida bir kac mac özeti var. Enes Saglik  28 numarali solak futbolcu. Zaten harketleri ile digerlerinden  kendisini ayirip farkini belli ettiriyor.</p>
<p>500 bin euro  Futbol dünyasinda bedava sayilacak bir rakam. Galatasaray fazla birsey  kaybetmez bu parayi verirse, hatta cok sey kazanir. Eger kacirirsak  diger takimlarda izleyip cok üzülürüz diye düsünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/arastirma/enes-saglik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Futbolcuya Biçilen Değer</title>
		<link>http://scoutgs.com/zurihten-notlar/turkiyede-futbolcuya-bicilen-deger.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/zurihten-notlar/turkiyede-futbolcuya-bicilen-deger.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 21:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zürih'ten Notlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3073</guid>
		<description><![CDATA[Eskisehirspor macini ucuz atlattigimiza göre ülkemizdeki Futbolculara bicilen degerine tekrar bir göz atma sansi dogdu bize. Hos, aslinda her hafta bu tür yazilar yazilir ama bugün tekrar bariz sekilde bu verilen deger ortaya cikinca, bizede bir kac satir karalama düsüyor.
Türkiyede Futbolcular kamuoyuna göre güzel yasanilacak bir hayat yasiyorlar, altlarinda son model spor arabalari, kollarinda mankenler, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eskisehirspor macini ucuz atlattigimiza göre ülkemizdeki Futbolculara bicilen degerine tekrar bir göz atma sansi dogdu bize. Hos, aslinda her hafta bu tür yazilar yazilir ama bugün tekrar bariz sekilde bu verilen deger ortaya cikinca, bizede bir kac satir karalama düsüyor.</p>
<p>Türkiyede Futbolcular kamuoyuna göre güzel yasanilacak bir hayat yasiyorlar, altlarinda son model spor arabalari, kollarinda mankenler, geceleri prestij kulüplerinde gezintiler, bogazi gören manzarali evler ve üstüne üstelik senelik inanilmaz derecede yüksek gelirler, futbolcu hayatini yasanilir kiliyor.<br />
Peki ülkemiz ve ülkemizin bu güzel sporunu yöneten kurumlari gercekten Futbolcularina, yani elinde olan en büyük varligina nekadar deger biciyor acaba ? Bugünkü maci izledikten sonra bu degerin yerin altinda gezdigini görmüssünüzdür, cünkü Türkiyede oynanilan Futbolun en büyük degeri sahadaki aktörler degil, macin her ne kosul olursa olsun mutlaka oynanmasidir, cünkü macin oynanmamasi gereksiz sekilde bütün kurumlarin masraflarini artdirmaktadir.</p>
<p>Bu yüzdendirki Türkiyede buzlu zemin üzerinde Futbol oynama mecburiyeti vardir futbolcularin. Bu yüzdendirki sehirciler futbolcularin üstüne yabanci madde – tehlikeli ve yaralayici olsa bile – atinca Futbolcu azarlanarak korneri kullanmasi talimati verilir. Bu yüzdendirki yardimci hakemin kafasi yarildiktan sonra o tehlikeli atmosferde dünya derbisi oynanir. Bu yüzdendirki Konyada futbolcular zeminin betondan daha sert oldugu halde sahaya yollanir ve bir sakatliktan sonra yaklasik 2 sene futboldan ayri kalir.</p>
<p>Öyleki Türkiyede Futbol bir kac aganin el altinda oynandigi icin, cagdas ve modern bir dünya görüsü icinde Futbol yönetilmez, feudal bir yapi icinde yönetilir. Bir kac dayilar vardir, zaman zaman görüsüp fikir alis verisi edinirler, gücü kendi ellerinde tutmak adina her yaptirimda bulunurlar ama Futbolcu herzaman arka plandadir. Bizim ülkede bu agalar Futbol programlarina futbolculardan cok cikar, futbolu futbolculardan daha cok konusurlar. Öyleki hakki yenmis futbolcularin hak aramasi anormal görünür, agalar toplanir ve bu futbolculara karsi bir takimi korumak adina cephe kurup kesinlikle sözlesme teklif edilmiyecegine dair karar verirler. Futbolcunun bu durumda maasini alamamasi, hakkini hukuk devletinde oldugu gibi mahkemede aramasi söz konusu degildir, cünkü malesef sosyal anlamda sadece yazili kurallar gecerli degildir, cogu zaman tavirlar olaylarin icinde olan kendi kurallarini belirler ve o kurallar yazili kurallarin üstüne gecer. O yüzden hakkini ariyan futbolcu anormaldir, o yüzden bir macin sadece iki pet sisesi atildi diye iptal olmasi dogal degildir, o yüzden buzlu zeminde oynamak normalmis gibi karsilanir. Hakemlerimiz yazili kurallari devreye sokmadikca tabiki yazilmayan kurallar devreye girer, buzlu zeminde mac yapilmamasi gerekirken, tabiki futbolcu cikar ve bacagi kirilir.</p>
<p>Böyle bir durumda, futbolcu her nekadar para alirsa alsin, Coliseum’daki gladyatöre benzer, agalar localarinda otururken, futbolcular sahada top kosturmaya calisir. Aranizda „uleng Milyonlari götürüyorlar, cikip oyniyacaklar tabi“ diyenleri bir kac hafta sonra Futbolcu gelirleri hakkinda yazacagim bir yaziya yönlendirecegim. Profesyonel anlasmanin hic bir yerinde futbolculari bilerek bu tür tehlikeye atlatmaya hakki yokturdur, olamaz, olmamasi lazim.<br />
Sahi marka degerini yükseltmek adina el ele kosan TFF ve Digitürk, siz Futbolun en önemli aktörlerine nekadar deger veriyorsunuz? Sansal Büyüka, Maraton programinda stadin zeminlerinden dolayi ver yansin yaparken, gercekten TFF’e calistigin kurumun zeminlerden dolayi bir kere baski yapmasini gördünmü? Lig‘e apar topar Playoff’u eklerken kurdugunuz Lobi ve kullandiginiz ekonomi gücünü neden Türk Futbolun gelisimi adina ayni sekilde kullanmiyorsunuz? Peki TFF senin elini kim bagliyor, senmi Futbolu yönetiyorsun yoksa futbolun agalarimi senin futbolunu yönetiyor? Sen gercekten ülkemizin futbolunu gelistirmek istiyormusun, yoksa sana göre marka degeri amerikan MBA okullarindan gelen süslü püslü bir kelime mi?</p>
<div class="panel">
<div class="yazar">
<h2>Anıl Özdemir</h2>
<h2>ScoutGS Köşe Yazarı</h2>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/zurihten-notlar/turkiyede-futbolcuya-bicilen-deger.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Giriş &#8211; Merhaba!</title>
		<link>http://scoutgs.com/futboldan-gayri-her-sey/giris-merhaba.html</link>
		<comments>http://scoutgs.com/futboldan-gayri-her-sey/giris-merhaba.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 20:09:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet_kilic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futboldan Gayrı Her Şey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://scoutgs.com/?p=3058</guid>
		<description><![CDATA[
Aşagı yukarı hepimizin hikayesi başlangıçta herhalde
aynıdır. Aile büyüklerimizden biri bir gün üzerimize sarı
kırmızı bir forma geçirir, o günden sonra Galatasaray‘lı
oluruz. Camianin büyüklüğü, tarihi değeri ya da en
basitinden sahadaki başarısı o yaşta bir çocuğun realize
edebilecegi, ölçüp tartabileceği kriterler olmadığı icin, ilk
motivasyonumuz bize o formayı giydirene kendimizi
beğendirme isteğidir.
Benim gibi İstanbul dışında doğup büyüyenler için
tuttuğumuz takımla ilişkimiz bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://a1201.hizliresim.com/t/q/20mvg.jpg" alt="" width="383" height="368" /></p>
<p>Aşagı yukarı hepimizin hikayesi başlangıçta herhalde<br />
aynıdır. Aile büyüklerimizden biri bir gün üzerimize sarı<br />
kırmızı bir forma geçirir, o günden sonra Galatasaray‘lı<br />
oluruz. Camianin büyüklüğü, tarihi değeri ya da en<br />
basitinden sahadaki başarısı o yaşta bir çocuğun realize<br />
edebilecegi, ölçüp tartabileceği kriterler olmadığı icin, ilk<br />
motivasyonumuz bize o formayı giydirene kendimizi<br />
beğendirme isteğidir.<br />
Benim gibi İstanbul dışında doğup büyüyenler için<br />
tuttuğumuz takımla ilişkimiz bu noktadan sonra biraz daha<br />
farklı gelişir. Ali Sami Yen‘in havasını teneffüs etmemize<br />
daha çok vardır. Formasını giydiğimiz futbolcuyu şans eseri<br />
alışveriş merkezinde görüp imza isteme şansımız yoktur.<br />
Taraftara açık antrenman kavramı bize yabancıdır. Maç<br />
günleri sokaklarda atkısına, beresine, tezahürat edişine özenebilecegimiz abilerimiz yoktur (olan<br />
da yerel takimlarimizin taraftarindan temiz bir dayak yer zaten).<br />
Dolayısı ile Galatasaray ile aramda duygusal bir bağ kurmak için benim kullanabildigim tek iletişim<br />
aracı ne yazık ki radyo ve televizyondu. Galatarasay‘ı canlı izleyebilmem, anca İzmir takımlarından<br />
birinin birbirleriyle didişmekten vakit bulup hasbel kader birinci lige çıkmasıyla mümkün olurdurdu.<br />
O da yılda toplam 180 dakika, İzmir Atatürk Stadı‘nın sahaya metrelerce uzak tribünlerinde, kaleci<br />
hariç sahada kim hangi futbolcu çözemeden&#8230;<br />
O yıllardan en çok aklımda kalan, İstanbul‘dan takımla birlikte gelmiş tribün liderlerinin, elinde<br />
çiğdemi büyük bir rahatlıkla maç seyreden İzmirli Galatasaraylılar‘ı ayağa kaldırıp tezahürat<br />
yaptırmak için cırpınışlarıdır. Ne kadar tezahürat etsek, bağırsak yetmezdi onlara. Ben de buna bir<br />
anlam veremezdim, „Bağırıyoruz işte, daha ne istiyor bunlar?“ derdim. (Daha ne istediklerini yıllar<br />
sonra ilk Ali Sami Yen tecrübemde anlayacaktım.)<br />
Galarasaray dışında kalan futbol dünyasina ilgisizliğim ise bir baska handikapım olmuştur. Hiçbir<br />
zaman Fransa üçüncü liginin flaş takımının alt yapısındaki yeni yeteneklerden haberi olan ya da<br />
Çemişkezekspor‘un sekiz sene önceki averaj durumunu ezbere bilen bir futbolsever olamadim. El<br />
Clasico‘yu izlemişliğim, Football Manager oynamışlığım yoktur, Takımın sahaya dizilişini bile anca<br />
çok dikkatli izleyince çözebilirim. (Televizyonda sahanın yarısı gözükmüyor ki bilader, nerden<br />
anlıyorsunuz daha beşinci dakikada 4-4-2 mi oynuyoruz, 4-2-3-1 mi?)<br />
Bütün bu engellere ve genelde futbol‘a olan ilgisizliğime rağmen geriye dönüp baktığımda<br />
Galatasaray‘ın hayatımda çok büyük bir yer edindiğini görüyorum. Önümüzdeki transfer dönemi<br />
hangi sağ açık oyuncusunun sistemimize daha uygun olacağı konusunda pek bir fikrim olmasa da,<br />
Galatasaray kültürü, taraftarlık bilinci ve spor ahlakı üzerine birkac kelam edebilirim diye<br />
düsünüyorum.<br />
Neuchatel maçında Tanju‘nun attığı son gol ile birlikte Türk insanının hissettikleri, yöneticilik<br />
ekseninde Fatih Terim &#8211; Frank Rijkaard farkının takım üzerindeki psikolojik yansımaları, başından<br />
sonuna kadar izlediğim son kongre ve Galatasaray camiası üzerine gözlemlerim, her köklü<br />
camianın olmazsa olmazı „ezeli rakip“ ile olan ilişkilerimiz ve biz istemesek de var olan kader<br />
ortaklığımız.<br />
Fırsat buldukça yazacağım yazılarda daha çok bu sularda gezineceğim. Umarım keyif alırsınız.<br />
Görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
<h2>İlkin Temoçin</h2>
<h2>ScoutGS Köşe Yazarı</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://scoutgs.com/futboldan-gayri-her-sey/giris-merhaba.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

