Kadromuz

Kadromuz

Tarih: 2010-09-02 | Yorum: 2

  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • E-Mail
Mevkilerle Takım Kadromuzun Konumu

Transfer dönemini sonlandırdığımız şu günlerde çoğu yerde bu durum tartışılıyor, yapılan transferlerin yeterli olup olmadığı sorgulanıyor, yeni oluşturulan kadrolar diğer takım kadrolarıyla kıyaslanıyor ve bu sezon alacağımız lig derecesi ile ilgili tahminler yapılıyor. Ben de transferlerin bitmesiyle birlikte mevkilere bölerek kendi kadromuzun rakiplerimize kıyasla ne durumda olduğunu göstermek maksatlı bir analiz hazırladım. Kalecilerden başlayarak tek tek tüm mevkileri inceleyelim isterseniz;

Kaleciler:

  • Fenerbahçe: Volkan Demirel, Serkan Kırıntılı, Mert Günok
  • Trabzonspor: Onur Kıvrak, Tolga Zengin, Bora Sevim
  • Beşiktaş: Hakan Arıkan, Cenk Gönen, Rüştü Reçber
  • Bursaspor: Dimitar Ivankov, Ceyhun Demircan, Yavuz Özkan
  • Galatasaray: Ufuk Ceylan, Aykut Erçetin, Emirhan Ergün

Kaleciler konusunda görüldüğü üzere maalesef rakiplerimizden geride bir durumdayız ve herkesin hem fikir olduğu üzere bu konuda tek çaremiz Ufuk’a güvenip hatalarında da affedici olmayı bilerek bugünü kaybederken en azından geleceği kurtarmaktır.

Stoperler:

  • Fenerbahçe: Lugano, Yobo, Bilica, İlhan Eker, Bekir
  • Galatasaray: Lucas Neill, Servet Çetin, Gökhan Zan, gerektiğinde Hakan Balta
  • Bursaspor: Stepanov, Ömer Erdoğan, Serdar Aziz, İbrahim Öztürk
  • Trabzonspor: Glowacki, Egemen Korkmaz, Giray Kaçar, gerektiğinde Ceyhun Gülselam
  • Beşiktaş: Matteo Ferrari, Tomas Zapotocny, İbrahim Toraman, Ersan Adem Gülüm

Ligimizdeki en iyi tandem Lugano-Yobo ikilisinden oluşacaktır bence, Geçen seneki Lugano-Bilica ikilisiyle dahi pek gol yemediklerini düşünürsek, defansif anlamda pek sıkıntı yaşamayacakları aşikar. Bu ikilinin sıkıntı yaratabilecek tek tarafı iki oyuncunun da topla pek haşır neşir olmayışı olacaktır. Çünkü geriden oyun kurmak imkânsız hale gelecek bu yüzden de oyun kurmak için topu ayağına almak isteyen orta saha elemanları defansa kadar gelmek zorunda kalacaklardır.

Bizimde özellikle geçen sezon arası kadromuza kattığımız Neill ile birlikte oluşturduğumuz Neill-Servet ve Insua’nın gelişinden sonra bazı maçlarda Neill-Hakan şeklinde oluşacak tandemimizin de Fenerbahçe dışındaki rakiplerimizden üstün olduğunu söyleyebilirim. Geriye kalan takımlar içinde de Trabzonspor ve Bursaspor’un stoperlerini eşit ölçüde değerlendirebilirken Beşiktaş’ın yabancı kontenjan sorunu düşünülünce hangi oyuncular ile maça çıkacakları pek kesinlik kazanmadığından yorum yapmak biraz zor aslında. Bazı maçlara zorunluluktan İbrahim-Ersan ikilisi ile bile çıkmak zorunda kalabileceklerini düşünüyorum. Bu yüzden de onları en son sıraya yazıyorum.

Bekler :

  • Galatasaray: Sabri Sarıoğlu, Ali Turan (Sağ Bek) – Insua, Hakan Balta, iyileşebilirse Çağlar (Sol bek) – Her iki bekide yedekleyebilecek Serkan Kurtuluş
  • Fenerbahçe: Gökhan Gönül, Okan Alkan (Sağ Bek) – Andre Santos, Caner Erkin (Sol Bek)
  • Trabzonspor: Serkan Balcı, Tayfun Cora (Sağ Bek) – Cale, Ferhat Öztorun (Sol Bek)
  • Bursaspor: Ali Tandoğan (Sağ Bek) – Vederson, Mustafa Keçeli(Sol Bek)
  • Beşiktaş: Erhan Güven, Rıdvan Şimşek(Sağ Bek) – İbrahim Üzülmez, İsmail (Sol Bek)

Rijkaard ile birlikte Avrupai bir bek havasına bürünen Sabri’den sonra performansındaki düşüş ve umursamaz tavırları ile Hakan Balta çekilmez bir hal almıştı ki Insua transferi bu anlamda oyun yapısı ve hücuma katkısı ile tam yerinde bir transfer oldu. İki hücumcu bek, ikisini de yedekleyebilecek stoper çıkışlı bekler ve hatta her iki beki de yedekleyebilecek bir Serkan ile bence bu mevkide rakiplerimizden üstün durumdayız eğer bir sakatlık yaşanmazsa. Stoperler konusunda olduğu üzere bekler konusunda da yine en zayıf kalan bence Beşiktaş’tır. Özellikle Rıdvan’ın sakatlığından sonra Erhan sağ bekteki performansıyla saç baş yoldurtmuş ve 6.5 milyon Euro’ya artık iyice yaşlanan Üzülmez’in yerine alınan İsmail ise çıkardığı maçlarla İbrahim’i aratmıştır. Bunun yanında yine alternatif açısından diğer rakiplerimiz de pek iç açıcı durumda değiller.

Orta Saha :

  • Beşiktaş: Ernst, Necip, Guti – Fink, Aurelio, Tabata
  • Galatasaray: Cana, Barış, Misimovic – Mustafa, Ayhan(Musa), Elano(Emre Çolak)
  • Fenerbahçe: Emre, Selçuk Şahin, Alex – Cristian, Mehmet, Özer Hurmacı
  • Trabzonspor: Ceyhun, Selçuk İnan, Colman – Barış Ataş, Sezer Badur, Alanzinho
  • Bursaspor: Hüseyin, Ivan Ergiç, Insua – Bekir Ozan, Krita, Batalla

Devre arası yaptıkları Ernst transferi ile birlikte iki sene önce şampiyonluğa ulaşan Beşiktaş bu sene yanına onun yanına Necip’i monte edip, önlerinde de Guti gibi bir virtüözü oynatarak gerçekten çok iyi bir orta saha oluşturdular. Ayrıca alternatif konusundaki sıkıntıyı gidermek adına transferin son günlerine yaklaşırken Betis’ten Aurelio’yu kadrolarına dahil ederek bu sorunu da çözmüş oldular. Misimovic transferi ile birlikte Alex tarzında bir oyuncuyu takıma kazandırdıktan sonra ise Fenerbahçe ile aşağı yukarı denk bir orta sahaya sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bu konuda tek fark bizim Emre tarzı oyunu iki yönlü oynayabilen bir orta sahamız yokken, onların da Cana tarzı kaliteli ve sert bir ön liberolarının olmayışıdır. Ayrıca şunu da belirtmek lazım ki geldiği günden beri attığı ve attırdığı goller ile Fenerbahçe’ye büyük bir katkı yapan Alex’in, bu sene Aykut Kocaman’ın gelişi ile birlikte bir sorun halini aldığının sinyalleri de şimdiden verilmeye başlandı.

Trabzonspor ise kadrosunda özellikle bir 10 numara bulundurmayarak aslında bizim Misimovic transferinden önce oynamak isteyip de bir türlü beceremediğimiz 4-3-3 orta sahasına yakın bir oyun sergiliyorlar. Bunda özellikle Colman ve Selçuk’un payları da çok büyük. Bursaspor ise bu sene bizimle de çok uzun süredir adı anılan Insua transferi ile orta sahaya takviye yapmak istedi ama sakatlığından dolayı forma şansı bulamadı, o yüzden şu anki durumda orta saha olarak en gerideki takımın onlar olduğunu düşünüyorum.

Kanatlar :

  • Fenerbahçe: Stoch, Caner, Uğur Boral (Sol Kanat) – Dia, Kazım, Mehmet (Sağ Kanat)
  • Galatasaray: Arda, Kewell (Sol Kanat) – Pino, Serdar Özkan (Sağ Kanat)
  • Beşiktaş: Quaresma, Ekrem Dağ (Sol Kanat) – Hilbert, Holosko (Sağ Kanat)
  • Bursaspor: Ozan İpek (Sol Kanat) – Volkan Şen (Sağ Kanat) – Turgay, Steinert(Her İki Kanat)
  • Trabzonspor: Engin Baytar (Sol Kanat) – Burak Yılmaz (Sağ Kanat) – Yattara ve gerektiğinde Alanzinho (Her İki Kanat)

Kanatlar konusunda gerek kalitesi gerek ise alternatif çokluğu açısında en iyi durumda olan Fenerbahçe şu anki durumda. Bu sene aldıkları Stoch ve Dia ikisi de genç, tempolu katkı sağlayacak ve ceza sahası içine girerek gol arayacak adamlar, bunlara alternatif olarak oynatacakları Caner, Uğur, Kazım ve Mehmet dörtlüsü de hem rekabeti arttıracak hem de sakatlık ve ceza durumunda takıma sıkıntı yaşatmayacaktır. Fenerbahçe’yi bir kenara koyup kendi takımımıza bakacak olursak kağıt üstünde Arda, Kewell ve Pino gayet iyi isimler olarak görünseler de Pino ve Kewell’in sakatlık sorunları ve Serdar Özkan’la oynamak zorunda kalmak düşünülürse durumun vahameti daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. Ayrıca Fener’in sol kanadını oluşturan Caner ve Stoch’un ikisinin bize gelmek üzere iken direkten dönmesi de olayın ironik bir yanı. Hadi Stoch neyse de Caner’i almayıp sonrasında da geldiği gibi devreyi kapatan bir Çağlar uğruna 1.5 milyon verip üstüne altyapıyı boşaltmayı mantık dışı buluyorum.

Beşiktaş ise bu sene yaptığı Quaresma transferi ile yıldız bir ismi kadrosuna katarak mükemmel bir işe imza attı. Fakat onun dışındaki isimlere baktığımızda ise pekte ona yaklaşabilecek oyuncular bulunmuyor kanat rotasyonlarında. Bursaspor ise geçen sene iyi performans sergileyen Ozan ve Volkan isimlerini kadroda tutarak her iki kanada alternatif olması açısından da Steinert’i kadrosuna kattı. Eğer oyuncular formunda olurlarsa üç büyükle de baş edebilecek oyunculara sahip olduklarını söyleyebiliriz. Trabzonspor’un ise yumuşak karnını kanatta oynayan oyuncular oluşturuyorlar bence. Pek diğer mevkilerin klâsında oyuncuları bulunmuyor bu mevkide bordo mavili ekibin.

Santraforlar :

  • Beşiktaş: Bobo, Nihat, Fatih Tekke, Nobre
  • Fenerbahçe: Niang, Semih, Gökhan Ünal, Güiza(!)
  • Trabzonspor: Jaja Coelho, Teofilo, Umut
  • Bursaspor: Leonel Nunez, Sercan Yıldırım
  • Galatasaray: Milan Baros, Mehmet Batdal

Maalesef geçen sene santrafor konusunda yaşadığımız sıkıntılar, elendiğimiz kupalar, kaybettiğimiz lig şampiyonluğu pek ciddiye alınmamış olacak ki Baros’a alternatif olarak Bank Asya’dan Batdal’ı alarak santrafor transferini kapattık, hem de an itibariyle 8 hafta sahalara dönebilecek Batdal’ı alarak. Bu yüzden santrafor konusunda tüm rakiplerimizden geride olduğumuz maalesef acı bir gerçek. Dün transfer kapanır iken elince hali hazırda 3 santrafor olan Beşiktaş bile Fatih Tekke’yi transfer etmişken bizim bu mevkiye bir alternatif alamadan transferi kapatmamız ciddi anlamda bir fiyaskodur. Artık her hafta maçı bırakıp Baros’u takip edeceğiz sakatlanmaması ve kart görmemesi açısından, bizi geçen senenin ardından bu sene de geleneği bozmayarak bu duruma maruz yönetimimize de sonsuz teşekkürler(!)


**************************************************

İşte mevkilerimiz rakiplerimiz ile karşılaştırıldığında bulunduğumuz konum budur ve bu durum bence takımımızın artık vazgeçilmez bir unsuru olan sakatlık durumu düşünüldüğünde daha da kötüye gidecektir. O yüzden gerekli takviyeler yapılıp kadro kalitesi, yedek kalitesi ve en önemlisi Galatasaray’ın yaşadığı başarılardaki temel etken olan Türk oyuncu kalitesi arttırılması gerekirken bence bunların hiçbiri yapılamadan transfer sezonu kapandı. Bu bağlamda her yönüyle pekte hatırlamak istemeyeceğimiz bir transfer sezonu geçirdiğimizi söyleyebilirim.

Bir kere öncelikli ihtiyacı olan bir çift yönlü orta gerekliydi bu takıma. Hani şu artık en alakasız adamların bile bizim sayemizde diline dolanmış olan “box to box” tabiriyle tanımlanan. Hatta transfer dönemi açılır açılmaz hepimiz önceliğin bu tarz bir oyuncuda olduğunu düşünüp bu mevkiye bir adam bekledik ama değil transferin ilk günü transferin son günü dahi bu ihtiyacı giderebilecek bir adam alınamadı. Sonrasında yukarıda da bahsettiğim santrafor alternatifi ve aynı zamanda sağ kanatta Serdar Özkan’ı 3. oyuncu haline getirebilecek bir adam da lazımdı bize, ligimizden uyarlar isek Holosko ya da Kazım tarzı bir oyuncuya. Sağ kanat-forvet rotasyonunda işimize yarayabilecek bu tarzda bir isim yine transfer sezonu başından beri beklememize rağmen gelmedi.

Yaşanan olumsuzluklar sadece alınamayan oyuncularla ilgili de değildi tabi. Keita’nın bir çırpıda satılıp yerine gelen Pino’nun daha toplamda 45 dakika oynayamadan 6 hafta sakatlanması gerçekten trajikomik bir durumdu transfer dönemine renk katan. Bunun yanında sezonun bitmesi ile birlikte birbirinden anlamsız açıklamalarla her fırsatta gitme isteğini dile getiren ve hem kendini hem de teknik direktör ve takımı küçük düşürücü açıklamalarda bulunan Servet bir yere gönderilemeyerek elde kaldı. Ayrıca sadece Servet değil, gönderildiği resmi kanalımızda dahi iki kere telaffuz edilmiş ve senelik 3.5 milyon Euro alacak olan Elano da elde kalan diğer bir oyuncumuz oldu.

Açıkçası hak edenin formayı alacağı, hırslı ve savaşan bir takım yaratacağını söyleyen başkanımızın bu dediklerinin sadece lafta kalması ve transferleri kampa yetiştirmesi istenir iken maalesef alınan oyuncuların ligin açılışına ve hatta Avrupa maçlarına bile yetiştirilememesi de ayrı bir skandaldır benim gözümde. Kulübün imkânı olmayışını ve bu yüzden transfer yapılamamasını anlarım ama elindeki kısıtlı imkânlarla büyük maliyetli oyuncuların peşinden koşarak transferleri çıkmaza sokmak, bu sebeple de son güne kadar sarkıtmak bence kesinlikle akıl karı bir iş değildir. Şu anki durumda kulübümüz Avrupa Ligine veda etmiş ve ligde de ancak 3. maçında puanla tanışabilmiştir. Bu başarısızlığın bence başlıca sorumluluğu da yönetimde ve tüm transfer dönemi camiayı oyalayıcı açıklamalardan başka icraatını göremediğimiz başkanımızdadır.

Ben kendi adıma Arda’yı göndermeyip resmi siteye yapılan teklifi haber yaptıran yönetimin aynı duruşu bence tek başına Karpaty takımını eleyerek gruplara kalmamızı sağlayabilecek Keita içinde sergilemesini beklerdim. Ayağını yorganına göre uzatarak alamayacağı adamlar peşinde koşmak yerine alabileceği aralıktaki oyuncular ile ilgilenmelerini ve onları kampa yetiştirerek bu rezil sezon açılışını bize yaşatmamış olmalarını beklerdim. Madem bunları yapmadılar, o zaman en azından oluşan başarısızlık için suçlarını kabul ederek çıkıp özür dilemelerini ve taraftardan destek istemelerini beklerdim. Oysaki kulübümüzün ikinci başkanı rahat rahat televizyona çıkarak transferleri yapacağız ve o zaman Rijkaard’ın hiçbir bahanesi kalmayacak şeklinde bir açıklama yapabiliyor, bırakın suçu üstüne almayı şimdiden bu başarısız durum devam ederse suçu kimin üstüne atacaklarının sinyallerini veriyordu.

O yüzden sonu belli olacak bir filmin senaryosu gibi geliyor bana bu sezon. Oluşturulan eksik ve alternatif konusunda sıkıntılı bu kadro zaten lige kötü bir giriş yapmışken; ilerde yaşanabilecek olası bir mağlubiyet serisi Rijkaard’ın sonunu hazırlayacak ve teknik direktör gönderme konusunda bir hayli sabıkalı olan yönetim yine en iyi bildiği işi yapıp onu takımdan uzaklaştıracaktır benim çıkarımlarıma göre. Zaten yukarı da yazdığım Helvacı’nın açıklamaları da şimdiden bu durumun habercisi olacak yöndedir. Şimdiden bunları yazmak her ne kadar iç açıcı olmasa da, mevcut kadronun durumu da yazdıklarımdan pekte farklı yönde değildir. Tek içimi aydınlatan nokta bu sefer taraftarın da gerçek suçluların kim olduklarını bilmesi ve çözümün teknik direktör kovmaktan geçmediğini daha önce yaşadığı acı tecrübeler sonucu anlamasıdır.

Saygılarımla
Selçuk KILINÇ – ScoutGS

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.

“Kadromuz” için 2 Yorum

  1. Ogün Ünal diyor ki:

    yazınızın büyük çoğunluğuna katılıyorum. dayım(manisaspor eski paf antrenörü) ile izlediğimiz maçlarda ufuk hakkında konuştuk uzun uzun. o maçlarda izleseniz gerçekten bir özgüven vardı ufukta, bu rahatlıkla görülebilirdi. eli hep havada, arkadan sürekli takımı yönlendirirdi. bir çizgi kalecisinden çok uzaktaydı. yan toplara hakimdi. bu performansta en buyuk etken takımda ona duyulan güvendi.. su anda üzerindeki baskıyı çok net görebiliyorum. performansının ancak yuzde 30 unu ızlıyoruz. şöyle bir kafası rahatlasa galatasarayımız çok şey kazanacak bence. aynı sey emre için dediklerinizde de geçerli. sezer öztürk su an için defansif yönü gelişime yatkın ve iki yönlü oyun oynayabilen bir oyuncuo da takım için tam aranan kişi. ustelik emre gibi adele hassasiyeti de olmayan biri raporlara göre.. ve son olarak kanat oyuncuları. ben dayımla birlikte barış memişi izlemiştim. böyle sahada kucuk emrah gibi gezerdi ayagına topu alınca agalara bırakırdı. kanatlarımıza da öyle genç bir oyuncu alsak ne guzel olurdu. zamanında dayım istemiş trabzon vermemişti. sonra a takıma cıkarıp sattılar ya da kiraladırlar bilmiyorum. son olarak demek istedigim cok buyuk bır potansiyel var takımda, ama bu camia ici guvenden geçiyor. medyaya kulak asmamaktan geçiyor. özellikle ufuk konusunda bunu cok iyi anlayabiliyorum. emeginize sağlık..

  2. kamil diyor ki:

    Ben katılmıyorum bence bızde kalede rakiplerimizle eşitiz şu anda ama onlarnı alternatifleri var stoperde fenerbahçeyle beraber büyük fark oluşturduk orta saha konusunda cana oyunu biraz daha 2 yonlu oynamayı becerirse süper olur gerets onermiş orta sahadaki elano sag tarafta oynuyacak sizin yanlışınız bu oyuncuyu sadece orta saha olarak degerlendirmek brezilyadada sagda oynadı arda ve elano turkiyedeki en iyi kanatlar

Yorum yapın