Galatasaray Cafe Crown 69 – 58 Spartak Saint Petersburg
Tarih: 2010-09-30 | 20 Kez Okunmuş.
Futbolda erken veda ettiğimiz Avrupa Macerası’na kısa bir aranın ardından basketbolda St. Petersburg maçıyla tekrar start verdik. Maçın detaylarına geçmeden önce kafada soru işaretleri kalmaması için kupaya nasıl katıldığımızı kısaca belirtmek istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda Euroelague elemelerinde mücadele edecek olan Yunan takımı Maroussi’nin Avrupa’da mücadele etmeyeceğinin belli olmasından sonra, elenmesi durumunda düşeceği bir alt kategori olan Eurocup’ta bir boşluk oluşmuştu. ULEB yönetimi bu boşluk için takımımızı uygun gördü ve planlarımızda hiç yokken birden kendimizi Avrupa sahnesinde bulduk. Rakip de Rusya’nın yeni gözdelerinden St. Petersburg olmuştu.
Hafif de olsa kadrolarından ürktüğümüz St. Petersburg’u dün akşam Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda ağırladık ve karşılaşmayı 69-58 kazandık. 11 sayılık avantajla gideceğimiz Rusya’da önümüzdeki hafta gruplara kalmak için mücadele edeceğiz. Maçtan önce oyunları hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığımız rakibimizi sadece oyuncularının bireysel performanslarıyla tanıyorduk ve bu yüzden çekiniyorduk. Önemli oyuncuları olan Rusları, takımımızın müthiş savunma performansıyla kolay bir şekilde mağlup ederek hem rakibe karşı hissettiğimiz korkudan kurtulmuş olduk hem de ilerisi için inanılmaz derecede umutlandık.
Maça sürpriz şekilde Roschestie, Rancik, Andric, uzun süredir sakat olan Shipp ve kadroda fazla şans bulması beklenmeyen ve yine bir süredir sakat olan Caner ile başlayan Oktay Mahmuti bu beşiyle sadece bizi değil belki rakip koçu bile şaşırtmıştı. Maçın başında Shipp’in sayıları ve Rochestie’nin asistleri ile dengeyi korumaya çalışan takımımız özellikle Caner’in yerine Evren’in girmesiyle kontrolü eline almaya başladı. Evren’in savunmaya getirdiği sertlik ile birlikte rakibin en önemli silahı Domercant’in de durdurulması ve Shipp’in 10 sayılık katkısı ile ilk periyot 15-11 üstünlüğümüz ile geçildi.

İkinci periyotta ise önceden belirttiğimiz dört numara sorununu Shumpert ve Haluk ile çözmeye çalışan hocamız uzun süre dört kısa ile mücadele ederek hareketli savunmaya devam etti. Hücumda ise pota altından Ermal Kuqo ile etkili olmaya başlayan takımımız bu oyuncunun atılan 21 sayıdan 9′una katkı yapmasıyla farkı yavaş yavaş açmaya başladı. Dört kısalı rotasyonun etkili olmasıyla birlikte farkı 8 sayıya kadar çıkardığımız periyodu ise 36-29 önde kapadık. İlk yarıda Shipp, Evren ve Ermal’in etkili oyunlarının yanı sıra organizasyonda başarılı olsa da yanlış şut seçimleri ile Rochestie de iyi sinyaller vermeyerek göze batan bir diğer oyuncu oldu. Rakipte ise Domercant kötü bir ilk yarı geçirirken sonradan oyuna giren Zupan ve Kotishevskiy maçta kalmalarında etkili oldu.

İkinci yarıya maça başladığı beşten sadece Evren-Caner değişikliği ile başlayan koç Oktay Mahmuti, dört kısalı rotasyondan vazgeçerek tekrar iki uzuna döndü. Bu bölümde rakibin en etkili isimlerinden Zupan’a dört faul aldırmayı başaran savunmamız potamızda ise sadece 12 sayıya izin verdi. Evren’in savunmadaki gayretine özel olarak değinmeden de geçemeyeceğim. Gelmesi büyük tartışma yaratan ama savunmadaki eksikliğimizi kapatacağı da herkes tarafından öngörülen Evren ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu tekrar gösterdi. Bu periyotta sadece savunmada değil hücumda da etkili olan Evren bize karşı borcunu da bu şekilde ödemiş oldu. Bu periyot için söyleyeceğim son şey ise şüphesiz 2 saniye kala gelen Shumpert’in üçlüğü olacak. Skor 48-41 iken attığı üçlük ile farkı açan oyuncumuz son dönemece de moralli ve skor avantajıyla girmemizi sağladı. Bu yüzden bu üçlüğü maçın kopma anlarından biri olarak değerlendiriyorum.
Son yarım dakikasına 15 sayı farkla girdiğimiz son çeyrek hakkında söylenecek en önemli şey farkın 11′e inmesi olur. Her ne kadar rakibi bugün kolay geçsek de rövanş öncesi her sayının kıymetli olduğunu ve hala güçlü bir rakiple oynayacağımızı düşündüğümüzde farkın inmesini üzüntüyle karşılıyorum. Bu bağlamda farkın inmesinde payı olan Zupan’ın takımı adına çok önemli işler yaptığını düşünüyorum. Buna rağmen son 1 dakikada yediğimiz bu sayılarla birlikte karşılaşmayı 69-58 kazandık ve Rusya’daki maç öncesi önemli bir avantaj yakaladık.
Takımımız maçın genelinde hazırlık maçlarında gösterdiği savunma performansının da üstüne çıkarak üst düzey mücadele örneği gösterdi. Önemli hücum silahları olan rakibi sadece 58 sayıda tutarak bu seneki rakiplerine de gözdağı verdi. Özellikle Evren ve Shipp’in katılımı ile kısa rotasyonumuz sadece genişlemekle kalmadı, aynı zamanda savunma sertliğinde de seviye atladı. 4 numarada da sorun yaşadığımız biliniyordu, hocamız bu soruna yukarıda da bahsettiğimiz üzere Shumpert ve Haluk’u da katarak çare bulmaya çalıştı. Başarılı olsak da bu konuda hala eksiğimiz olduğu gözden kaçmamalı. Maçın azımsanmayacak bir bölümünde dört kısa ile oynasak da hücum ribaundlarında ve toplam ribaundlarda üstünlük sağlamamızda guardların ribaundlardaki başarısı çok etkili oldu. Kısaların ribaundlara katkısı dört numarada yaşadığımız sorunu bir nebze hafifletti diyebiliriz. Onların da bugün bizle aynı konularda sıkıntılı olduğunu da belirtmek gerek. Bu yüzden eksiklerimizi görmezden gelmemeliyiz. Smush Parker’ın yokluğunda hem Domercant’in hem de Ponkrashov’un performansı azaldı. İkinci maçta sanırım oynayacak. Bu yüzden çok dikkatli olmalıyız. Aynı şekilde pota altı rotasyonları da çok iyi değil. Bu da boyalı alan sertliği konusunda tam anlamıyla gerçek gücümüzü göremeyeceğimizin kanıtı.
Biraz da oyuncu performanslarını değerlendirmek gerekir şüphesiz. Önemli galibiyete rağmen bütün oyuncularımızdan istediğimiz verimi alamadığımızı söyleyebiliriz;
Tutku Açık: Hücumda takımı iyi yönlendirse de savunmada bildiğimiz sorunları yaşayacağını gösterdi bugün. Fiziksel olarak henüz hazır durumda değil. Yalnız bunlar mücadele etmediğini de göstermiyor, elinden geleni yaptı bugün.
Taylor Rochestie: Hazırlık maçlarına nazaran bizi hayal kırıklığına uğratan tek isim oldu. Skor yapma konusunda isteği, yanlış tercihler yapmasına yol açtı. Biraz kendini frenleyemezse Tutku’nun yedeği olarak kalabilir.
Joshua Shipp: Onu izleme şansımız olan maçlarda maalesef izleyemedik ama bugün mükemmel oynayarak bize büyük bir sürpriz yaptı. Savunmada da çok iyiydi, hücumda da. 1 aydır sakat olduğunu düşünürsek Shipp’ten çok daha fazlasını görebileceğimizi söyleyebiliriz.
Evren Büker: Takıma yeni katılmasına rağmen geçen sezon bu takım için neler yaptığını tekrar gösterdi. Domercant’i sahadan sildi, savunmaya inanılmaz sertlik getirdi. Bu sene en iyi oyuncularımızdan biri olacak yine. Gelmesine karşı çıkan çok kişi var ama iyiki geldi Evren. Mükemmeldi yine.
Caner Topaloğlu: Bu sene rotasyonda çok fazla süre alacağını düşünmüyordum ama ilk beş başlayarak bizi yanılttı. Lakin ben pek verimli bulmadım kendisini. Tabi alacağı süreleri göz önüne alırsak kendisine eleştiri getirmek haksızlık olur. Onun da süreye ihtiyacı var mutlaka.
Prestpon Shumpert: Bugün hem 3 hem de 4 numara oynadı. Oyun sıkıştığında skora da katkı yaptı, savunmada da mücadele etti. Oyun içinde çok fazla görünmeden en önemli katkılardan birini yaptı. Bugün çok başarılı buldum. Ligde de yerli statüsünde oynayacak olmasından dolayı bize ekstra güç katacak.
Haluk Yıldırım: Haluk’tan bu seneye dair çok beklentim olduğunu söyleyemem. Takıma en önemli katkısı tecrübesi olacaktır. Bugün vasatı aşamadı bence.
Radoslav Rancik: Bugün çok etkili olduğunu söyleyemeyiz ama kötü de değildi. Savunmada elinden geleni yapıp hücumda daha fazla sorumluluk alması ondan tek beklentimiz.
Luksa Andric: Kendisi hakkında olumsuz düşüncelerimiz sertlik konusundaydı, bugün yine sorunu yaşadığımızı düşünüyorum. Luksa kolay faul alma konusuna çözüm getirmeli ve biraz daha yere sağlam basmalı. Yoksa sert 5 numaralara karşı çok zorlanırız. Bugün ayrıca serbest atışları konusunda da beni şaşırttı. Daha önceden dikkatimi çekmemişti ama Cibona’da da aynıymış. Bu konuda umarım kendini geliştirebilir.
Ermal Kuqo: Maçı kazandıran isimlerden biriydi. Hücumda çok iyiydi, savunmada da iyi mücadele etti. Boşa geçen sezonların ardından zamanla kendini bulacaktır mutlaka. Takım kaptanlığı görevini de sürdürecek olmasından dolayı bu sene ondan çok şey bekliyorum.
Genel olarak maça dair düşüncelerim bu şekilde. Haftaya oynanacak rövanş maçında şüphesiz rakibimiz favori ama bu savunma anlayışımızı sürdürdüğümüz sürece fark yakalayacaklarını düşünmüyorum. Tutku ve Rochestie’nin savunma performansı bizim için belirleyici olacak. Üç uzunla oynamamızdan dolayı da Andric’in faul problemine girmemesi de yine önemsenmesi gereken detaylardan biri. Bu konularda sorun yaşamazsak Rusya’dan gruplara kalarak döneceğiz mutlaka. Sene başından beri takımdan beklentilerimin karşılanmasından dolayı bu maça dair de çok umutluyum. Umarım bizi yanıltmayacaklar.
Son olarak da maça ilgi gösteren taraftarımıza teşekkür etmek istiyorum. Sayıca çok fazla değillerdi belki ama eleştirilmesi gereken salondakiler değil salona gitmeyenler mutlaka. Bu açıdan bu takıma biraz daha destek olmamız gerektiğini hatırlatarak takımımızı tekrardan tebrik ediyorum.
Saygılarımla
Kerem Seçer
Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
