İşte Yeni Galatasaray…

İşte Yeni Galatasaray…

Tarih: 2010-09-18 | 15 Kez Okunmuş.

  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • E-Mail

Basketbolda değişim rüzgarlarının eseceği düşüncesine ilk sahip olduğumuz günlerde çok umutluyduk ama hocamız Mahmuti’nin takımını henüz izleyemediğimizden dolayı net yorumlar yapamıyorduk. Bugüne kadarki süreçte takımımız İtalya’ya kampa gitti ve sınır komşusu olmalarından dolayı Slovenya’da üç maça çıktı. Değerlendirme yapabilme olanağımızın istatistiklerle sınırlı kaldığı maçları takımımız rahat galibiyetlerle noktaladı. Daha sonra İstanbul’da Murat Didin’in takımı G.G.Düsseldorf’u da rahat bir skorla geçen yeni Galatasaray son olarak Antalya’da Rixos’un düzenlediği basketbol turnuvasında karşımıza çıktı. Bu turnuvanın en büyük önemi ise TV ekranlarından yayınlamasıydı ki basketbola bu konuda destek veren Sky Türk’e ne kadar teşekkür etsek az kalır. Artık istatistikleri geride bırakıp gözlemlerimizle yorum yapma zamanı geldi sanırım. Bu bağlamda Mahmuti’nin takımının hazırlık maçları da olsa üzerimizde bıraktığı etkiyi büyük bir keyifle size anlatmak istiyorum.

Mahmuti’nin gelişiyle birlikte yazdığımız satırların çoğunun gerçekleşmiş olması ya da gerçekleşmesi yönünde ışık vermesi beni çok mutlu etti. Taraftarların tamamen olumlu yönde etkilenmesi ve takıma dair düşüncelerinin iyi yönde gelişmesi önümüzdeki sezonki tribün performansını olumlu yönde etkileyecektir mutlaka. Nitekim yönetimin de taraftarı salona çekecek düzeyde güzel fiyatlarla kombine çıkarma fikri taşları yerine oturtan bir gelişme oldu. Şu anda düşünülen fiyat normal tribün için 100 TL ve önemli bir satış rakamına ulaşma şansımız bir hayli yüksek. Henüz bugün aldığımız Eurocup haberi ise tek kelime mükemmel oldu. Her şey lehimize gelişmeye devam ediyor. Rusya’nın St. Petersburg takımı ile oynayacağımız eleme sonrasında Eurocup biletini kapabileceğiz. Durum böyle iken değişim rüzgarlarının olumlu yönde estiğini söylemek kesinlikle yanlış olmaz.

Gerçekleşmiş olduğunu düşündüğüm durumların başında şüphesiz takım savunması geliyor. Açıkçası hazırlık maçlarında bu kadar istekli bir savunma beklemiyordum. Maçların başında uyguladığımız agresif ve hareketli savunma ile önemli farklar yapsak dahi maç sonuna dek takımın hırsından bir şey eksilmemesi beni gelecek için bir hayli ümitlendirdi. Özellikle ofansif özellikleriyle dikkat çeken oyuncularımızın yardımlaşma konusunda gösterdikleri performans şüphesiz Mahmuti ismine neden bu kadar saygı duyduğumuzu kanıtlar nitelikteydi. Üstelik bu performansın önemsiz hazırlık maçlarında gerçekleşiyor olması, bu sene işi ne kadar sıkı tuttuğumuzu gösteriyor. Takım halinde hareketli bir savunma uygulamamız sezon içerisinde kondisyon açısından bize negatif sonuçlar doğurabilir belki ama bu maçlarda dahi genç oyuncuları kullanan Mahmuti’nin uygulayacağı geniş rotasyon ile bu sorunu da halledeceğini düşünüyorum. 30 dakika oynayan bir oyuncudan alınacak verim düşecektir mutlaka ama Shumpert’ın yerli statüsünde oynayacak olması ile de bazı maçlar dışında 30 dakika civarında süre alacak bir oyuncu olacağını da sanmıyorum.

Savunma bazında bu kadar istekli ve olumlu bir hava varken nadir olumsuz düşüncelerden biri de takımın biraz yumuşak yapıda olması. Özellikle pota altında sertlik konusunda sorun yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Hızlı ayakları ile hareketli savunmada başarılı olan uzunlarımızın güç konusunda ne kadar başarılı olacağını mutlaka sezon içerisinde daha rahat göreceğiz. Lakin ben Ermal dışında, ki onun da sertliği tartışılır, sert bir oyuncumuz olduğunu düşünmüyorum. Rancik ile Andric hızlı ve hücumda bitiriciliği yüksek olan isimler ama Rancik’in savunma alışkanlığının çok üst düzeyde olmaması, Andric’in de kolay faul alması ve sertliğe karşı direnememesi kafamda soru işareti yaratıyor. Takımımızın genç oyuncularından Sertaç’ın da fiziğinin çok yeterli olduğunu maalesef söyleyemeyeceğim. Tabi onun yaşının genç olması bu konudaki eksiklerini gidermesi açısından bir avantaj olacak. Son 2 sene içinde zayıf fiziğini geliştirmiş olması da buna örnek olarak değerlendirilebilir zaten. Yalnız şunu belirtmem gerekir ki Sertaç’ı bu turnuvada izleyemedik sakatlığından ötürü. Bu yüzden değerlendirme yapmak henüz doğru olmaz. Bu arada daha önceki yazımda kısaların savunmada sorun yaşayacağından bahsetmiştim ama kısalar konusunda tatmin oldum diyebilirim. Umarım uzunlarımız da kısalar gibi beni tatmin eder kısa sürede. Aksi durumda ben ribaundu iyi olan, sertlikle rakibi yıpratabilen bir dört numara almamız gerektiğini düşünüyorum. Savunmaya yönelik gözlemlerim bu şekilde ama istatistikler üzerinden de önemli bir veri var elimizde. Oynadığımız 7 hazırlık maçında da 70 sayının altında gördük potamızda. Bu da savunma adına verdiğimiz son ve en kesin bilgi olsun.

Yardımlaşmayı savunmada çok beğendiğimi söylemiştim ama hücumda da bir hayli başarılı buldum. Geçen senelerde bireyselliğin ön planda olduğu takımlar izlemiştik ama bu sezon bu olguyu sanırım tarihe gömeceğiz. İzlediğim üç maçta da topu dolaştıran bir takımın varlığını görmekten çok memnun oldum. Zaten tahmin ediyordum ama bu kadar kısa sürede gerçekleşeceğini ummuyordum. Şüphesiz bu konuda Mahmuti’nin disiplini ve otoritesi çok etkili olmuştur. Hareketli savunma sonrası çalınan topların da hızlı hücumlarla sayıyla buluşması yine önemli hücum silahlarımızdan birisiydi. Uzunları kullanma konusunda da başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Hali hazırda Rancik gibi skorer bir uzunumuz varken Andric ve Ermal gibi yüksek yüzde ile top kullanan uzunları da kullanmış olmamız boyalı alanda etkili olacağımız konusunda önemli işaretler veriyor. Aynı şekilde dışarıdan da boş kalmadıkça üçlük atışlara başvurmamış olmamız, topu boş oyuncuyu bulana dek çevirmemiz ve kısaların içeriye drive’larda başarılı olması gayet olumlu gelişmeler. Toparladığımızda uzunların ilk opsiyon olmasıyla beraber Shumpert, Rochestie, Shipp gibi skorer kısaların da varlığıyla basketbolda en önemli olgulardan biri olan iç-dış dengesini sağlamakta sanırım zorluk çekmeyeceğimizi öngörebiliriz.

Tabiki savunmada olduğu gibi hücumda da eksik bulduğum noktalar var. Bunlardan ikisi üzerinde durmayı planlıyorum. Öncelikle kısa oyuncularımızın top kayıpları can sıkıcı seviyede. Olumlu bir bakış açısıyla takımın birbirine alışması ile bu sorunu aşabileceğimizi düşünsem de bu durumun oyuncuların (özellikle Rochestie) bireysel özelliklerinden de kaynaklanabileceğini düşünmüyor değilim. Böyle bir durum varsa umarım ileride sıkıntı yaratmaz. Diğer konu ise başta üç sayı çizgisinin gerisinden olmak üzere şutlardaki yüzdenin ciddi şekilde düşük kalması. Üç sayılık atışların kaçmasını çizginin biraz daha geriye çekilmesine bağlayabilirim belki. Sonuçta her zaman attıkları yerin biraz daha geriye çekilmiş olması mutlaka oyuncuları psikolojik olarak etkiliyordur. Zaten takıma baktığımızda Rochestie ve Shumpert’ın bu konuda önemli referansları olduğunu biliyoruz.

Son olarak da uzatmadan oyuncuların bireysel durumlarına değinmek istiyorum. Andric’in hızlı ayakları ve yumuşak bilekleri sayesinde hücumda gayet başarılı olduğunu söyleyebiliriz yalnız daha önce de belirttiğim gibi sertlik konusunda sıkıntı yaşayacaktır. Genel olarak bakarsak üç maçlık performansını başarılı buldum. Roshestie’nin oyun bilgisi ve skora katkısını çok beğendim. Savunmada da bizi yanılttı ve gayretliydi. Bu maçlarda kendisi adına tek eksiklik şüphesiz aşırı top kayıplarıydı. Bu duruma çare bulabilirse sezon içerisinde en önemli silahlarımızdan biri olacaktır. Melih’i de turnuvada bir hayli başarılı buldum. Geçtiğimiz sezonlarda statik bir şutör olarak dikkat çeken genç oyuncunun savunmadaki hırsı ve hücum anlamında kendini geliştirmiş olması, sadece üç sayılık atışlara başvurmaktan vazgeçmesi onu takıma isteyenlerden biri olarak sanırım en çok beni mutlu etmiştir. Antalya’da Tutku’yu çok iyi bulmadım ama sakatlıktan yeni çıktığı için ona biraz daha fazla süre vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Yalnız beğenmediğim Tutku’nun bile ikili oyunları yine bize umut verdi, en azından birkaç kez izletti. Shumpert ise beni en çok şaşırtan oyuncuların başında geldi. Efes macerasından sonra topla çok oynamak isteyen bir oyuncu olarak bize döneceğini düşünürken savunmada yaptığı katkıyla ve çaktırmadan bulduğu sayılarla skora da katkı yapmasıyla Euroleague seviyesinde oynadı resmen. Ermal konusunda ise beklentilerimin karşılandığını söyleyebilirim. Sezon içerisinde yerli oyuncuların süre avantajı ile birlikte takımın en önemli silahlarından biri olacaktır. Aynı şekilde Rancik’in de başarılı bir turnuva geçirdiğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki sezon ondan beklentileri biraz daha azaltmakta fayda var tabi ki, keza takım geçen seneye göre daha fazla hücum opsiyonuna sahip durumda. Takım içi dengeler ön planda tutularak yapılacak bir değerlendirmede Rancik’in de çok iyi katkı yapacağını söyleyebiliriz. Takımın abisi niteliğindeki Haluk’un da katkısı beni tatmin etti. Kendisi hakkında çok iyi şeyler düşünmesem de Oktay Hoca’nın kadrosu içerisindeki misyonu sebebiyle susmayı tercih ediyorum. Umarım takımımıza önemli katkılarda bulunur. Son olarak da genç oyunculara değinmek istiyorum. Bu sene Oktay Hoca’nın onları rotasyonda kullanma düşüncesini bütün hazırlık maçlarında gördük. Başta Göksenin olmak üzere genç oyuncularımızın edindikleri tecrübe inşallah ileri ki dönemlerde üzerlerinde olumlu etki yapacaktır. Son olarak da Shipp, Caner ve Sertaç’ın bu turnuvada oynamadığını belirterek oyuncular hakkındaki düşüncelerime de nokta koyuyorum.

Genel olarak toparlarsak bu turnuvanın hem bende hem de bütün basketseverlerde olumlu etkiler bıraktığını söylemek yanlış olmaz. Mahmuti’nin gelişinin taraftarının bakışını değiştireceğini zaten umuyorduk ama bu kadar çabuk etki edeceğini sanırım tahmin edemiyorduk. Etkisini gelir gelmez hissettiren hocamıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 26 Eylül’de St. Petersburg ile Abdi İpekçi oynayacağımız maçın ve yakında satışan çıkacak kombinelerimizin duyurusunu tekrar yaparak yazımı noktalamak istiyorum. Bize beklediğimiz şampiyonluğu yaşatacağını umduğum bu takıma destek olmak sanırım yapabileceğimiz en kolay şey olacak. Herkesi takıma destek olmaya davet ediyorum.

Saygılarımla

Kerem Seçer/ScoutGS.com

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.