Türkiye Kupası Başlıyor.

Türkiye Kupası Başlıyor.

Tarih: 2010-10-09 | 16 Kez Okunmuş.

  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • E-Mail

Yazın bitmesiyle birlikte Beko Basketbol Ligi’nin ve Avrupa Kupalarının başlamasını heyecanla beklerken, bize takımlar hakkında ilk sinyalleri veren her zaman Türkiye Kupası olur. Her ne kadar Avrupa için elemelerin ortaya çıkmasıyla, takımları biraz inceleme şansına sahip olsak da Türkiye Kupası’nda birbirleriyle oynayacakları maçlar sezona dair yorum yapmamızda mutlaka en etkili yardımcı olacaktır. Bu yüzden herkesin bu kupayı merakla beklediğinden eminim.

TBL takımları bu sene de Ordu, Gaziantep, Antalya ve Balıkesir’de oynanacak maçlarla Anadolu’daki basketbolseverlerin ayağına gidecek. Galatasaray da bu amaçla maçlarını Antalya Kepez’de Beşiktaş Cola Turka, Türk Telekom ve Oyak Renault ile birlikte oynayacak. Bu seneki kupanın benim için farklı bir önemi daha var. Yıllardır iyi takımlar kurmamıza rağmen Türkiye Kupası bize bir türlü yaramamıştı. Ya gruplardan çıkamamıştık, ya kötü oynayıp son saniyelerde çıkabilmiştik ya da gruptan çıkıp Cemal Nalga olayından dolayı elenmek zorunda kalmıştık. Bu sene artık rahat bir grup süreci geçirip sezona moralle başlamak istiyorum. Eminim hocamız Oktay Mahmuti de kupanın lig öncesi moral seviyemizi yükseltmek açısından faydalı olacağını düşünüyordur. Peki gerçekten rahat maçlar geçirip gruptan lider çıkabilir miyiz diye düşündüğümde bunun çok da zor olmadığı kanısına varıyorum. Rakiplere ve bizim durumumuza kısaca göz attığımızda herkesin de bu kanıya varacağına eminim zaten.

St. Petersburg maçları sonrası takımı biraz daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Güçlü bir rakibi elediğimiz ve çok iyi savunma yaptığımız için genel olarak takımdan çok memnun kaldık.  Aslında sezon öncesi söylediklerimizi de görmüş olduğumuzdan dolayı pek fazla sürprizle de karşılaşmadık. Güzelliklerin yanında sorunlar da vardı ama bunların da olacağı zaten belliydi. Önceki yazılardan hatırlarsanız guardlarımızın ve uzun oyuncuların sertliği konusunda endişelerim vardı. Benim gibi düşünen de hiç az değildi. Ruslara karşı da bu sorunu önemli şekilde hissettik. Roschestie ve Tutku’nun henüz istenilen düzeyde olmaması dikkat çekti. Ama Evren’in gelişi ve takıma hemen monte edilmesi ile birlikte bu sorunu az da olsa çözme fırsatına sahip olduk. Uzun oyuncular konusunda ise savunmadaki sertlik problemini zaten bekliyorduk ama bitiricilik sorunu ile de karşı karşıya kaldık. Rancik’in henüz form tutmaması ve Andric’in de beklentilerden uzak bir oyun sergilemesi performansımızı etkiledi. Zaten koç da bunun bilincindeydi ve Shumpert’ı dört numarada kullanarak sorunu çözmeye çalıştı. Ribaundlardaki açığımızı da kısaların yardımı ile çözmeye çalıştık ama o bölgeye bir oyuncu gerektiği herkes tarafından da dillendirildi. Ben Oktay Mahmuti’nin de bu konuda aynı şeyi düşündüğünü sanıyorum ve mutlaka bir transfer yapılacağını düşünüyorum. Zaten dört numaraya bir takviye ile Shumpert üçe, Shipp de ikiye kayacağından dolayı guard sorununu da aynı zamanda çözmüş olacağız. Kısacası yeni oyuncunun gelmesiyle birlikte performansımızın artacağına yüzde yüz eminim.

Bizde durum böyleyken gruptaki diğer takımları da kısaca inceleyelim. En önemli rakibimiz kesinlikle Beşiktaş Cola Turka olacak. Takımın etkili isimlerinden Chatman ve Cevher’i bu sezon kadroda tutmayı başardılar, aynı şekilde Likholitov’u da. Kısa oyuncuları genelde yerlilerden oluşturmayı tercih ettiler. Bu oyuncular Cüneyt Erden, Serhat Çetin, Bekir Yarangüme ve Mustafa Abi. Yabancı olarak ise forvet Ignerski ve Avustralyalı uzun Ogilvy’yi transfer ettiler. Beşiktaş güzel bir kadro kursa da takımın eksikleri bir hayli fazla. Ufak sorunları hesaba katmadan takımın en önemli iki sorununa değinmek istiyorum. Bunlardan birincisi takımı zor anlarda taşıyacak bir skorerleri yok. Chatman önceki senelerde bunu yapmaya çalışıyordu ama yardımcıları da vardı mutlaka. Bu sene Chatman biraz daha yaşlandı ve yükü iyice arttı. Skorer kimliğini de geçen senelerdeki gibi ön plana çıkaracağını pek düşünmüyorum. Yukarıda bahsettiğimiz kısaların da skorer kimlikleri olmadığı ortada, üstelik üst düzey performans da göstermediler geçen sezon. Ignerski de skor yapabilecek bir oyuncu ama kendi şutunu yaratabilecek, üst üste sorumluluk alabilecek bir isim değil. Tabi bahsettiğimiz konu daha çok kısalarla ilgili. Uzunların bu konuda sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum ama onların da beslenmesi gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda olay yine Chatman’da bitiyor. Kısacası Beşiktaş’ın skor bulabilmesi Chatman’ın performansında yatıyor. Takımın ikinci sorunu ise bizimle aynı. Pota altı sertliği. Likholitov bu konuda fena bir oyuncu değil ama koca sezonu hatta bir maçı tek başına tamamlaması çok güç. Zaten takım kadrosuna baktığımızda Cevher, Likholitov ve Ogilvy’den başka uzun göremiyoruz. İki sorunu yanyana koyduğumuzda Beşiktaş takımının iyi olabilmesi için uzun transferinin sanki daha etkili olacağını düşünüyorum. Tabi bu durumda da çok iyi takım oyunu oynamaları gerekiyor. Ben bu konuda koçları Burak Bıyıktay’ı pek tutmuyorum. Beşiktaş için sezona dair tahminim ise dört veya beşinci sıradan Play-Off’a katılabilecekleridir.

Gruptaki diğer önemli rakibimiz ise Türk Telekom. Sezona takımın başına Faruk Akagün’ü getirerek başlayan Telekom’da, olacakları o zaman dahi tahmin edebilmiştik. Biraz alay konusu bir tercih olduğu sıkça yazıldı. Ardından takımın hepsinin birden kadrodan gönderilmesiyle ilginç gelişmeler devam etti. Ortak görüş ise en azından Soner Şentürk ve Ümit Sonkol’un takımda kalmasıydı ki buna ben de katılıyorum. Ama onlar herkesi göndererek sıfırdan bir kadro kurdular. Aldıkları oyuncuları saymaya korkuyorum desem yeridir çünkü gelenler, gidenler çok fazla oldu. Bir günde üç dört gelişmeye dahi imza attılar. Koçun Amerika’dan getirdiği oyuncular lig başlamadan evlerine geri döndüler, yani öyle sanıyoruz çünkü üç yeni yabancı geldiğini biliyoruz ama kimin gittiğini henüz tam olarak bilemiyoruz. Tam bir karmaşa var yani. Zaten koç ile yardımcısının tartışması sonucu Gencer Baytimur’un görevinden ayrılması, sonra geri gelmesi de bunun en büyük göstergesi. Oyuncuların da bu konuda yardımcı Baytimur’un yanında yer almaları; bu yüzden Yunus Çankaya, Ceyhun Altay ve Ümit Türkoğlu’nun önde kadro dışı bırakılıp sonra affedilmeleri diğer önemli gelişmeler. Bu aşamada Telekom’u teknik, taktik olarak çok fazla değerlendirme gereği duymuyorum. Yakın zamanda Faruk Akagün’ün gönderilip yerine başka koçun geleceğini düşünüyorum. Yine de gelen oyuncuları sıralamaya çalışalım. Telekom’un bu seneki en önemli transferi kesinlikle Sloven Sani Becirovic. Euroleague seviyesinde çok önemli bir oyuncu olan Becirovic’in dışında ligimizi bilen Wesson ve Stiemsma, Alman Milli takımının guardı Schaffartzik ve Amerikalı Gaffney diğer yabancı transferleri. Owens, Gilstrap, Simpson ve Rindin’in de gelip gittiğini belirtelim. Yerli transferleri ise Yunus Çankaya, Orhan Hacıyeva, Fatih Solak, Rasim Başak, Ümit Türkoğlu, Ceyhun Altay, Mehmet Yağmur, Adem Ören ve genç takımdan Can Uğur Öğüt. Ben Telekom karşısında zorlanacağımızı hiç düşünmüyorum. Lig için ise Play-Off’a girebileceklerini düşünüyorum.

Son rakibimiz Oyak Renault’nun ise en önemli silahı şüphesiz koç Yücel Platin. Oyuncu kadrosu bu sene ligde kalmak için yeterli olabilecek mi, Platin yine bir mucizeye imza atabilecek mi göreceğiz. Ben grupta galibiyet alabileceklerini sanmıyorum açıkçası. Yeni transferlerden Tay Waller sanırım en etkili isimleri olacak.Diğer yabancılar Gibson ve Garcia da önemli katkı verecektir. Zaten Yücel Platin yabancıları iyi seçen bir koç. Umut Yenice ise yerli olarak skora katkı yapabilecek en önemli oyuncu. Bu şartlarda Oyak Renault takımının Beşiktaş ve TürkTelekom’un gerisinde kalacağını söyleyebiliriz. Türk Telekom’a sürpriz yapma olasılıkları da var tabiki.

Genel olarak bizim ve rakiplerimizin durumu böyle. Üçte üç yapıp gruptan rahat şekilde çıkacağımızı düşünüyorum. Eksiklerimizi göz önüne aldığımızda ne Telekom’un, ne Beşiktaş’ın ne de Oyak Renault’nun bunlardan yararlanabileceğini sanmıyorum. Tabi bizim de rahat geçeceğini düşündüğüm maçlardan sonra sorunsuz olduğumuz kanısına varmamamız gerektiğini belirtmek istiyorum. Mutlaka dört numaraya takviye yapmalıyız. Şu anda tek isteğim bu.

Maçların yayını hakkında da bilgi verip yazımı sonlandırmak istiyorum. D-Smart üzerinden yayın yapan, uydudan da izlenebilen Sports TV bu seneki yayın haklarını elinde bulunduruyor. Ayrıca federasyonun sitesi olan tbf.org.tr de WEB TV üzerinden maçları yayınlayacak. Aynı şekilde GS TV de bizim maçlarımızın yayınını gerçekleştirecek. Bizim maçlarımızın üç yoldan da izlenebildiğini ekleyelim. Programımız ise şöyle;

10 Ekim Pazar | 20:00 | Beşiktaş Cola Turka
11 Ekim Pazartesi | 18:00 | Oyak Renault
12 Ekim Salı | 17:00 | Türk Telekom

Son olarak takımımıza kupa maçlarında başarılar diliyorum. Umarım maçlarımızı rahat şekilde kazanır, lig için de moral depolarız.

Saygılarımla
Kerem Seçer

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.