Galatasaray 2 – 2 OFK Belgrad – Analiz
Tarih: 2010-07-30 | 46 Kez Okunmuş.
Benim için Fenerbahçe maçından çok farkı olmayan bir maçtı.
Ruhsuz, alaycı oyun diye bahsedilen bir oyun kesinlikle yoktu.
Maç boyu bravo Ayhan, bravo Sarp dedik durduk.
Neil’e övgüler yağdırdık. Sen babasın dedik.
Arda Turan, Büyük Kaptan dedik.
Serdar Özkan’da olacak galiba dedik.
Pino girdi, onu da beğendik, kanatlardan direkt içeri girmeye başladık.
Kewell girdi tüm stat coştu.
M.Batdal’ın maç boyu yapmadığı forvet hareketini her posizyonda yaptı.
Tabi aynı kalibrede oyuncular değil ama maç ilerledikçe takıma kalite geldi.
Yerliler çıktı yabancılar girdi.
O sırada da ne olduysa oldu.
Auta giden frikik gitti gol oldu.
Yani buna ne yapılabilir ki?
Polat, Rijkaard, Aykut, kim ne yapsın şimdi buna?
Sonrası ise geçen seneden kalma bir alışkanlık.
Golü yedin mi takım stop ediyor.
Marş basmıyor bir türlü!
Buna bir çare bulmak lazım…!
Bazı arkadaşlara da işte burada hak veriyorum.
Bu takımın bir tane olsun, topa basacak adamı yok.
O yüzden şu box to box’tan öte bu takıma iyi bir 10 numara alınması lazım diye düşünüyorum.
Birde Arda’nın verimini arttıracak, arkadan bindirme yapan, şut çeken bir sol bek lazım. Sabri’nin sağ tarafta yaptığını yapacak biri lazım. Bu cidden şart olmuş durumda.
Ve Baros’un durumunun iyi tahlil edilmesi çok çok önemli.
Doktorların çok ama çok dikkatli bir tetkik yapmaları lazım.
Bu iş M.Batdal’la olmaz.
Kewell ile de bir yere kadar gider.
Zaten takım, tek forvet oynadığından dolayı çoğalma sorunu yaşıyor.
Bir de M.Batdal gibi pivot santrafor ile bu iş hiç olmuyor.
Baros’un yanına Baros kadar kaliteli bir oyuncu alınması taraftarıyım.
Kaleci konusunda ise, ben Ufuk’ a güvenme yanlısıyım.
Madem ki Türk’lerle devam edilecek, o zaman daha evvel çok şans bulan ama değerlendiremeyen Aykut’u değil de Ufuk’u her türlü tercih etmeli ve denemeliyiz.
Servet konusu var.
Adamların 29 numarası her pozisyonda geçti.
Çok savruktu.
Takımın en kötüsüydü.
Ben Servet’i severim ama dünkü kadar savruk çok az gördüm.
Sanırım pek aklı buralarda değil.
Barcelona 90+4 ‘te 1-0 mağlupken halen top dolaştırıyor ve olgun atak yapmaya çalışıyor. Yok böyle bir takım. İşte biz de bunu yapmalıyız. Ama yok biz doldur Allah doldur oynuyoruz…
Bu yorumu bir yerden hatırlıyor musunuz? Çok söylendi geçen sene Barca maçları izlenirken…
Dün akşam Galatasaray son 4 dakika topu doldurmadı.
Pardon 2 kez doldurdu ama taraftar yüzünden doldurmak zorunda kaldı.
Israrla pas yaptı ama taraftar, takım pas yaptıkça uğultu çıkardı, bağırdı, homurdandı…
En sonunda Sabri’de dayanamadı doldurdu topu içeriye, hem de kime? Kewell’a !
Eee, hani biz Barca gibi son saniyede bile topu dolaştırmalıydık?
Bunu bu sene çok izleyeceğiz. Fenerbahçe maçının son saniyelerinde de bunu yaptık. Hatta Arda’nın son saniyede kaçırdığı golü hatırlayın, defanstan doldurmadan, kanada taşınan olgun bir atakla geldi. Hep kötü taraflara bakıyoruz ama bu da olumlu bir yan değil mi?
Taraftar nasıl bu kadar çelişki de kalır inanamıyorum…
Kısa özet, ben takımı beğeniyorum. Gitgide daha da iyi olacağını düşünüyorum.
Rakip bir ekol takımı, konsantrasyon bozmaya gelmez safsatalarına ise gülüyorum.
Saha da ekolü bırak, bir rakip yoktu.
Şanssızlıktı başka bir şey değil.
Rahat geçeriz turu, kimsenin şüphesi olmasın.
Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
